8 Aralık 2011 Perşembe

Platini Gelsin Bizi Kurtarsın?

Fener galibiyeti bi kenarda dursun, onun verdiği moral ve enerji baki; nitekim zevkten dört köşe olduktan sonra dünyanın en muhteşem organizasyonu olarak kabul ettiğimiz Şampiyonlar Ligi için hazırlanmıştım. Ama  Dinamo Zagreb-Lyon maçı damağımda acı bir tat bıraktı.

Lyon D Grubu'ndan ancak averaj farkıyla çıkabilecekti. Ajax'ın maç öncesinde +3, Lyon'un -4 averajı vardı ve Ajax'ın Clasico için önemli oyuncularını dinlendirecek Real Madrid'in yedek takımı karşısında farklı bir mağlubiyet alması, Lyon'un da Zagreb deplasmanından farklı bir galibiyetle dönmesi gerekiyordu.



Nitekim öyle de oldu; dün geceki sarhoşlukla aklıma herhangi bir kötü ihtimal de gelmedi ama bu sabah durum biraz farklıydı -şöyle biraz bakınınca etrafa, şike teorilerini gördüm zira. Olaya temkinli yaklaşmak lazım; "Platini Fransız ya" deyip göz kırpmayacağım ama göz kırpma demişken, beşinci golden sonra Vida'nın Gomis'e göz kırpmasını da es geçmemek gerekiyor sanırım. Muhtelif ortamlarda dolaşan "argümanlar" en azından şike soruşturmacılarını harekete geçirecek kadar güçlü fakat bir o kadar da zayıf. Platini'nin Fransız takımlarını Şampiyonlar Ligi'nin ikinci turunda görmek istemesi iddiasını bir tarafa bırakalım zira bu kadar hedefte olan bir adamın böylesine bariz "ayarlamalar" yapabileceği benim için uzak bir ihtimal. Ama gelin görün ki gollere bakınca büyük şüphe uyanıyor insanda.

Kalecinin her goldeki ve Dinamo Zagreb'lilerin maçın genelindeki çabasızlığı insanın aklına ilk başta neyi getiriyor malum, fakat her şeyin bu kadar "bariz" olamayacağı da diğer argümanlardan daha sağlam değil. Devre arasına 1-1'lik skorla giden Lyon ikinci yarıda -yanlış hatırlamıyorsam- 30 dakikada altı gol attı. Diğer tarafta Ajax'ın iki golü verilmedi, hadi karşılarında Real Madrid vardı diyelim, zaten fazla dayanmaları zordu, ama Lyon bu maça kadar iki gol atmıştı ve ilk yarıdaki görüntüyle ikinci yarıda iki golün bile gelmesi mümkün gözükmüyordu. Ajax-Real Madrid maçında herhangi bir "pislik" olmasa da Zagreb-Lyon maçına aynı gözle bakmak çok daha zor.

Asya mafyasının olaya karışmış olabileceğine dair teoriler var ve Dinamo Zagreb'in sabıkası da şüpheleri güçlendirir nitelikte. Martin del Palacio, masumiyet karinesi odaklı bir yazı yazmış sıcağı sıcağına, ama onun da fazla iyimser olduğunu düşünüyorum. Dinamo Zagreb'in maçtan sonra teknik direktörleri Krunoslav Jurcic'i kovmuş olduğunu da belirteyim.

Eldeki tüm veriler elbette şüpheyi doğuruyor fakat olayı "Platini sağ olsun" sığlığına indirgemekten kaçınmak ve başlatılacaksa soruşturmayı beklemek elzem. Ha, eğer böyle bir soruşturma başlatılmazsa da bu sefer Platini hakkında konuşmak elzem olur.

1 Yorum:

hücum futbol dedi ki...

allah aşkına ne kadar geyik yapmışsın herşey ayan beyan ortada. nasıl ispatlanır bilmiyorum ama kanaatle bile karar verilir ki böyle bir yetki var. ağır ceza verilmesi lazım 10 sene kupalardan men ve küme düşme. ama yavşak platini yapar mı bilmem?

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails