Cumartesi akşamı, Gerland'a Ligue 1'in lideri olarak gelen Saint-Etienne 17 sene aradan sonra Lyon'u deplasmanda yenmiş oldu Payet'nin müthiş frikik golüyle. Lyon da 7 maçta 4 puan alınan 92-93 sezonundan sonra ilk kez bu kadar kötü bir başlangıç yaptı lige, 7 maçta 5 puan alarak. Geçen sezon ligi 2. bitiren ve ŞL'de yarı final oynayan takımın başındaki Puel'in bu üçüncü sezonu ve beklentiler gittikçe artıyor, özellikle Şampiyonlar Ligi'nde. Takıma Briand, Gourcuff ve Diakhate gibi sağlam takviyeler yapıldı ama Juninho'dan sonra birkaç maç dışında sahada futbol adına pozitif bir şeyler görmek imkansız gibi nedense. Oyuncular Puel'in ateşli motivasyon tekniklerinden sıkılmışa benziyorlar ve gittikçe büyüyen baskıdan çok etkilendikleri de kesin. Böyle durumlarda elzem olan bir liderse şu an yok. Cris, Gourcuff ya da Toulalan ipleri eline alacak pozisyonda değil ve en büyük sorunlardan birisi de bu. Oyuncular, şehre ve dolayısıyla kulübe sinmiş olan "Avrupaî takım" havasının bilincinde olduklarını ŞL maçlarında gösteriyorlar haliyle; o maçlarda bambaşka bir takım oluyorlar ama yerel ligin her zaman farklı olduğunu diğer maçlarda görüyor herkes. Başarısızlığın süresi uzadıkça bunu üzerlerinden atamamanın stresi onları daha çok geriyor. Buna henüz bir çözüm bulunamadı, ilk olarak halledilmesi gereken de az önce bahsettiğimiz gibi, bu.
O maçtan sonra 2500 civarında taraftar stadı terk etmedi ve hem kendilerinin, hem St. Etiennelilerin açtıkları pankartta yazan ifadeleri bağırdılar. Bunun üzerine Aulas sahaya inip taraftarı sakinleştirdi ve aşağıda yazanları söyledi. Sonuç? Tezahüratlar eşliğinde sahayı terk etti. Böylelikle hem taraftara olan saygısını göstermiş oldu, hem Puel'e haksızlık etmedi ama gözdağını da verdi, hem de kriz yönetimi nasıl yapılır gösterdi. Bizim başkanlarımızın ancak şampiyonluktan sonra rakibe laf sokmak veya gövde gösterisi yapmak için sahaya indiklerini düşününce üzülüyorum ama Aulas gibi bir adamın başkanlık yaptığı bir takımı tuttuğum için de ziyadesiyle seviniyorum. Lyon toparlanacaktır, er ya da geç, bu çok önemli değil ama bu zihniyet kulübe hakim oldukça sırtları yere gelmez. İleride Puel giderse -ki büyük ihtimalle bu gerçekleşecek, bu kadar olaydan ve karşılıklı güvensizlikten sonra- Juninho'nun gelmesi olası (zaten kendisi de istiyor bunu). Eski liderin takıma sahada olmasa da yeniden kaptanlık yapacak olması durumu toparlamak için güzel bir senaryo gibi gözüküyor şu an için. Yine de tecrübe kazanıp hocalığa başlaması daha doğru tabii ki. Şimdilik Ekim'e kadar bekliyoruz başkanın ricası üzerine.
Aulas'ın söyledikleri (çeviri için Övünç İldız'a teşekür ederim):
Bugün futbolcular bütün isteklerini sahaya yansıttılar. Saint-Ettienne'in golü bir hakem hatasından geldi. (Puel istifa!) Geçen hafta size sorumluluklarınızı söyledim. Ekim ayı sonunda bir durum değerlendirmesi yapacağız, yapacağım. 17 yıldır Stephan'ları yeniyoruz (Stephaonis St. Ettienneliler). Bu akşam kaybettik ancak gururumuzu kaybetmememiz gerekiyor. Şampiyonlar ligine katılmak gerekiyor, çünkü onlar Şampiyonlar Ligi'ni Play-Station'da oynuyorlar. Problemleri çözmek için bana bir ay verirseniz göreceksiniz en yukarıda olacağız. Kulübe şans verin, Claude Puel'e değil. Zirvede olmak için kulübe , yönetenlere , temsil edenlere şans verin. Çünkü Şampiyonlar ligi en üsttür, gelecek 24 Mayıs ta Wembley'de olmak için şans verin, 24 Mayıs'ta...

0 Yorum:
Yorum Gönder