28 Ağustos 2010 Cumartesi
Saturday Night Fever #2
- Gourcuff resmen üzgün kaslı değil mi? Futbol seven kız'ı seviyoruz ama onların büyük bir kısmı bizle değil, bu yakışıklı piçle ilgileniyor. Lyon'a gelmemiş olsan çemkirecektim lan Yoann, ama parçalı'yı, pardon kırmızı-mavi'yi giyiyorsun sonuçta. Bol bol da fangirl getirmiş oldun kötü mü. Ehehe.
- Fangirl diyorum yahu. Ulan belki adam takımı şampiyon yapacak ben nelerin peşindeyim. Yine de; "Haydi Kızlar Lyon'a!" kampanyasını başlatmış bulunuyorum. Haydi gızlar Lyon'a.
- Speed Slicer diye bi zamazingo var, küçük burjuvalığa özenip aldık üzerinize afiyet, birkaç gün önce de beğenmeyip iade ettik. "Biz bu boku niye yedik" bilmiyorum ama başka bir şeyden bahsedeceğim. Alacak olursanız -ki kullanışlı gibi değil gibi- tutacağı olmadan katiyen kesme işlemi yapmayın. Başparmağımın selamı var, o diyor bunları ben demiyorum. Kanama durmadı yahu yarım saat.
- gGg Güllaç gGg
- Galatasaray birçoğumuz için son kale oldu çocukluğumuzdan beri, sevgili Oğuz'un dediği gibi. Bizi başarıya, kupaya alıştırdı, hiç üzmedi. Nitekim bu başarılarla büyüyen taraftardan embesil, başarıya tapan, çok isteyen az veren bir nesil yetişti. "14 seneeeöeöeöeö" diye bağırıp 14 ay sabredemeyen, parasının karşılığını isteyen bir müşteriye dönüşen, gördüğü tek şey deli gibi saldırmak olduğu için takıma gelen her futbocudan 'ruh' isteyen, takım gerçekten küme düşse protesto (peeh) edip maçına gelmeyecek olan iğrenç bir nesil. Biz de başarılarla, kupalarla büyüdük ama bu kadar talepkâr olmak çok ters bana, taraftarın geri kalanına da ters olmasını istiyorum, çok mu? Ne tribünde, ne internet ortamlarında birlik yok; büyük kısmı "Herkesin Galatasaray'ı ayrıdır" lafına inanan bir güruhtan birlik beklemem belki yersiz ama başka çarem de yok ki. Total Futbol'dan, sahayı pasla kat etmekten, yıldız futbolcudan, 4-3-3'den önemli olan bu, beraber olmak. Bursa kenti şampiyonluk, Trabzon şehri Şenol Güneş, Beşiktaş semti yönetim karşıtlığı (davalarına ihanet etmeye başlayanlar olsa da aralarında) etrafında toplanmışken Galatasaraylılar neyin etrafında toplandı? Neyi istiyor Galatasaraylılar? Her şeyden önce düşünmemiz gereken bu. Yoksa takımdan beklediklerimizin gerçekleşmesi için Arap sermayesinin buralara uğramasını beklemek zorunda kalacağız bu gidişle. Şu zor günler taraftar için bir sınav bana göre; gerçekten "sevinmek için sevmeyenler"i bu günlerde görüyoruz, göreceğiz. Kaptanına "taraftara küsülmez" diye kızan taraftar takımına küsme hakkını kendinde görmemeli; çocukluğundan beri gördüğü en büyük başarıları yaşatan takımı yere düşmüşken, şark kurnazının biri bir yandan "O takım karşısında Galatasaray'ı bulmayacak" derken, ne oldum delisi şımarık topçunun biri ASY'de futbolcumuza, taraftarımıza diklenme cüretini gösterirken, gazete dedikleri o paçavralarda söylemlerimizle alenen dalga geçilirken, yalan haber yapılırken, taraftarın yapması gereken takımı tutup yerden kaldırmaktır.
- Bu "yeni nesil taraftar" tabirine de uyuz olanlar var biliyorum ama benim bahsettiklerim tepkisi samimi olmayanlar. Florya'yı basıp futbolcuyu tartaklasa benim gözümde daha samimi olur bu tepkiler ama yapamazlar zira ne verdiler ki ne istiyorlar takımdan? Bunun bilincindeler. Her şey samimiyette bitiyor işte. Gerçekten istediğini alamadığına inanan taraftarın tepkisi böyle olmaz, buna inanmam imkansız.
- Harbiden, şu Fikret Ünsal denen herif çok sinirlendirdi beni ama "it ürür kervan yürür" de diyemiyorum zira kervanın yolcusu kalmadı hacı.
- Öyle bir durumdayım ki, maç yazısı yazmak falan zul geliyor şu sıralar. O kadar gençliğimin amına koydu Galatasaray. Yalnız o tezahürat da ne güzeldir değil mi, bir de içi boşaltılmasa. "Canın sağolsun"u candan söyleyebiliyorsanız içiniz rahat olsun.
- Galatasaray Formaları blogunda şöyle bir mevzu var, göz atmanızı tavsiye ederim.
- Gareth Bale nasıl coşuyor ama? "Tottenham'ın solu, Katalunya yolu" demişti Twitter'da vakilinchuk. Yeni Giggs de olabilir tabii, Fergie birkaç sezon içinde bırakmazsa. Ireland'ın da bir sonraki durağı United olur gibi geliyor bana hatta. Liverpool olsun daha iyi tabii.
- Worms Reloaded isteyenler, goşun lan goşun. Crackini falan yapın, Skidrow klasörü crack klasörü yerine geçiyor unutmayın. Sonra gelip yorumlarda yardım istemeyin!!!11bir
- Mourinho "Manchester'ı çalıştırırım ama Liverpool bana göre değil" minvalinde bir şeyler söylemiş. Ha şunu bileydin. Pis herif.
-Mecid Mecidi filmlerini izleyin. İlk olarak Reng-e Hûda'yı izlemiştim, aradan aylar geçti filmi yazamıyorum çünkü altından kalkamayacağıma emin olacak kadar saygı duyuyorum filme. Her filminde kalbinizin bam teline dokunan bu güzel adamın 4 filmini izledim, diğerlerini de en kısa sürede bitirmeye niyetliyim. İran sinemasının neden bu kadar meşhur olduğunu anlayacaksınız Mecidi'nin filmlerini izledikten sonra.
- ŞL gruplarında Lyon kek gruba düştü; Benfica, Hapoel Tel Aviv ve Schalke 04. Gruptan 15 puanla çıkmamız gerekiyor bence. Barcelona ise Panathinaikos, FC Copenhagen ve Rubin Kazan'la aynı grupta. Onlardan da 18 puan bekliyorum. Avrupa Ligi'ndeki Liverpool'umuzun grubunda da Steaua, Napoli ve Uthrect var. Puan tahmini yapamıyorum zira çok karışık Liverpool'da durumlar. Yazının yazıldığı şu saatlerde Mascherano Barça'ya gitti, Meireles de Liverpool'a gelecek gibi. Defansif açıdan güçsüzleşsek de Meireles çift yönlü bir oyuncu ve onun gelişiyle takımdaki köprü vazifesi artık sadece Gerrard'ın omuzlarına yüklenmemiş olacak, bu yönden müthiş bir transfer. Çirkefliği başka mevzu tabii.
- Ibrahimovic Milan'a gitti. Bu sezon kiralık, 24 milyon satın alma opsiyonu da var. Gider gitmez "Milan'la her şeyi kazanmak istiyorum, Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birine geldim, hatta Barça'dan bile büyük" demiş bir de yavşak yavşak. Geçen sezon da en iyi takıma geldim ayağı çekiyodun Zlatan? Adam sanmıştık lan seni. Performansını takipte olacağım belki ama eskisi kadar sevemeyeceğim kesin. Daha topun peşinden koşmayı öğrenecektin ulan. "Guardiola son aylarda benimle konuşmadı, odaya girdiğimde odadan çıktı" demiş, bunun üzerine Pep'in de açıklama yapması farz oldu. Özetle, Barça'da takım içinde egosunu törpüleyemedi, ben haksız çıktım, o da aradığını bulamadı. Böyle giderse ŞL falan da kazanamayacak bence. Milan'da oradaki Brezilyalı popülasyonunun alışık olduğu pohpohlanmaya kavuşur ve futbol oynama isteği canlanır. Yine de çok sinirlendim, üzüldüm ve hayal kırıklığına uğradım. Ibra için "egosu büyük" diyenlerle dalga geçmiştim, hepsinden özür dilerim.
- Şaka maka Milan süper transfer yaptı. İhtiyar heyetine bak lan sen.
- Fanatik'e bu kansız, haysiyetsiz, şerefsiz kapağından dolayı haddini bildirecek bir yönetim, bir kaptan, bir taraftar yok bizde. Ümitsizliğim bu yüzden.
- Yine de şu kötü günleri yaşamamız daha hayırlı olacak gibi geliyor bana. Taraftar bir emelin etrafında toplandı; kimin suçlu olduğunu gördü, haksızı korumaya and içti en azından (bir kısmı tabii). Hala "romantiksiniz yaaa" "devrim size mi kaldı yaaa" diye küçümseyenler olsa da desteği çekmemek, doğru yere doğru tepkiyi göstermekten çekinmemek lazım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

3 Yorum:
iki gün kafamı kuma gömdüm ne blog ayrışmasından ne de Fanatik'in ön sayfasından haberim oldu...
özellikle şu fanatik'i iyi ki görmemişim...
Ne demişler: "Dibe vurduğun zaman, gidebileceğin tek yön, yukarısıdır."
İnancımdan hiçbir şey kaybetmedim. Hâlâ Rijkaard'ın arkasındayım. Ve o ayrılıncaya kadar da bu böyle devam edecek.
Gelecek, her şeyin ilacı olacak. Bu evrim, sonunda devrimi getirdiğinde, o "çinko"cular da, "Hikmet Karaman bundan iyi oynatırdı." diyenler de görecekler tombalayı!
Tek bir şeye ihtiyacımız var: Sabır.
reklam gibi olacak ama...
taraftarlık muhabbetiyle alakalı
http://havyarsizfutbol.blogspot.com/2010/08/taraftarlk-nereye.html
Yorum Gönder