
Aşağıda Claude Puel'e "basiretsiz" dememin sebebi tektir: Mathieu Bodmer. Bas bas bağırıyoruz "bu adam defansta harcanıyor" diye, bu maçta patladı Bodmer. Aslında PSG maçında da ofsaytı bozmuştu ama bu maçta yaptığı hataların yanında ondan bahsetmeye gerek bile yok. Golde adamını kaçırdı, bir keresinde de Gignac'la mücadele ederken çok büyük bir hatayla Gignac'ın topa vurmasına izin verdi. Zaten Puel de ikinci yarı çıkardı kendisini; adamda ne özgüven kalmıştır ne moral bu hareketi yüzünden Puel'in.
Lyon maça Lloris-Reveillere-Cris-Bodmer-Cissokho, Makoun-Kallström-Toulalan, Pjanic, Govou, Gomis onbiriyle başladı. Yedek külübesinde Ederson, Delgado, Lopez, Bastos gibi oyuncularından yoksundu takım. 4-3-3 dizilişiyle oyuna başlayan Lyon'da maçın adamı bence Gomis. Müthiş fiziği ve presiyle savunmaları delmeyi biliyor her maçta. Golünü de attı, kendi ceza sahasına kadar gelerek top da kaptı. Teknik yönden eksikliği malum fakat bu yırtıcılığı takdire şayan.
Lyon daha doğru dürüst oyun planı kuramadan Bodmer'in hatasından yenilen gol her şeyi altüst etti. İkinci yarı Bodmer'in yerine 18 yaşındaki Tafer'i oyuna aldı Puel. Tafer de Cissokho'nun pasıyla golünün attı 52. dakikada. Tafer için yeni Benzema diyorum ben. Tekniği ve hızı andırıyor Karim'i, ayrıca Cezayir kökenli kendisi.
Kanal A'nın yorumcusu Govou düşmanlığına tam gaz devam ediyor. Bir pozisyonda spiker "Govou, geçemedi rakibini" dedikten sonra şu cümleleri duydum kendisinden: "Valla ben senelerdir izliyorum Govou'yu, adam geçtiğini göremedim". Yorum yapmıyorum, zaten daha önce değinmiştim kendisine.
Toulalan Bodmer çıktıktan sonra stopere geçti bu sezon ikinci kez. Hatasız oynadı ama orta saha bu iki isme daha fazla ihtiyaç var. Her ne kadar Kallström, Makoun ve Pjanic oyun görüşü çok iyi olan oyuncular olsalar da, Toulalan ve Bodmer'in pasları çok daha isabetli. Toulalan'ı izlediyseniz bilirsiniz, Mehmet Topal gibi düşercesine yürür ama müthiş bir dengesi vardır. O hareketleri yaparak bir pozisyonda topu kurtarmak için birkaç kez dalgalandı ve topu sağ salim ulaştırdı yerine, çok güzeldi. Kallström iyiydi ama yedek kaldığı günlerden kalma aceleciliğini üzerinden atamamış henüz.
Toulouse'da Gignac yalnız kaldı, eline geçirdiği fırsatları da doğrudan kaleyi düşünerek harcadı. Le Mans'dan tanıdığımız Yohann Pele müthişti, gollerde yapabileceği hiçbir şey yok neredeyse. Lloris ligin en iyi kalecisiyse Pele de en iyi ikinci ya da üçüncüsüdür sanırım. Moussa Sissoko golünün dışında bir de bomboş kaleye bir gol kaçırdı, maçın genelinde de iyiydi. Gelişimini hızla sürdürüyor. Ben kendisini defansif yönü kuvvetli olan bir oyuncu olarak bilirdim ama hücumda da çok etkili.
Miralem Pjanic'ten bahsediyoruz sık sık, bu akşam biraz hayal kırıklığına uğrattı açıkçası bizi Bosna-Hersekli genç oyuncu. Juninho tarzı ölü yaprak vuruşuyla gole yaklaşmış olması bir yana; iki pozisyonda arkadaşları boşken kaleyi düşünmesi çok yanlış kararlardı. Decisive dedik aslanım, öyle ol biraz. Ortada oynamadığı zaman etkili olamıyor diyebiliriz ama biraz kafası dağınıktı bence. Govou ise Kanal A yorumcusunu haksız çıkardı bol bol. Çok pozisyon üretti, çok canlıydı, çok çalıştı. Biz de biliyoruz Govou bir Ribery değil ama rotasyonda olması gerekiyor böyle adamların. Yahu adam çalımladı, yorumcu "karşısındaki de bu akşam her türlü çalımı yedi" dedi, maçtan çıkarıldı "işte böyle bir maçı çıkaramayacak kadar zayıf" dedi. Manyak mıdır nedir, her Allah'ım... Neyse konuşmayacaktık.
Sonuç olarak, Lyon kesinlikle kaybetmemesi gereken maçı iyi oynamayarak çevirdi. Puel'in kafasında 4-3-3 var gibi ama bol bol değiştiriyor taktiğini. Takımda belli bir hücum planı yok, Gomis'e bol bol şişiyor toplar; O sahada yokken ne olduğunu henüz göremedim. Ama iyi ki Lyon'a gelmiş, gerçekten müthiş bir forvet.