Beşiktaşlılar Messi'yi sokakta görse dalacak durumdalar şu an. Kötü bir gruba düştüler; oynanan futbola bakarsak gruptan çıkmalarının zor olduğunu söylemek malumun ilanı olur, bakalım Tabata ne kadar faydalı olacak? Geçelim gruplara...
A Grubu'nda
Bayern Münih ve
Juventus favori gibi görünüyor, fakat
Bordeaux şampiyonluktan sonra artık Avrupa'da da yukarılara tırmanmak için çabalayacak. Genelde ŞL'den UEFA'ya düşmek Bordeaux için en muhtemel senaryo gibi, ama Bayern Münih'i dengesiz yakalarlarsa gruptan çıkarlar. Malum, o inanılmaz kibirleri yüzünden en çok puan kaybeden takımlar arasında Bavyeralılar. "Alman disiplini" en az onlarda hissediliyor, ama Van Gaal toparlayacaktır takımı. Yine de Bordeaux'nun şansı bayağı yüksek.
Maccabi Haifa ise İsrail'de bir-iki çelme takabilir, onun dışında sürpriz yapacaklarını sanmıyorum.
B Grubu'nda Türkiye'nin tek temsilcisi
Beşiktaş kötü bir kuranın kurbanı oldu.
Manchester United'ın ilk beş maçını alması geleneği devam eder herhalde bu sene de, sonra da rölantiye alırlar.
Wolfsburg'dan daha iyi bir takım gelebilirdi tabii ki dördüncü torbadan, ama gelmedi işte. Saat 19.00'dan beri konuşup duruyorlar, artık yeter. Bu ayardaki takımlar bize rakip olunca hep klasik bir tahmin yaparız: "İçerde yeneriz, dışarıda beraberlik alırız, etti 4 puan." Gerek yok böyle klişelere, tahmin yapmasam daha iyi.
CSKA'yı Fener'in tokatladığı gibi Beşiktaş da yenerse güzel olur. 2.lik mücadelesi güzel geçecek gibi bu grupta.
C Grubu Kaka'nın San Siro'ya yeniden çıkmasına sahne olacak gibi, ama hayat bu, belli olmaz. Sakatlanmaz ya da başka bir şey olmazsa ilginç görüntülerin ortaya çıkacağı kesin. Favoriler belli:
Milan ve
Real Madrid.
Marsilya da UEFA'ya gider.
Zürich de bu grubun M. Haifa'sı olur.
D Grubu'nda adaylarım
Chelsea ve
Atletico Madrid.
Porto'nun ŞL tecrübesi malum, ama büyük güç kaybettiler. Gerçi Bruno Alves takımda kaldı ama Lisandro Lopez, Lucho Gonzalez ve Cissokho gibi isimlerin gidişi pek iyi olmadı. Ama Porto bu, bir şekilde yerlerini doldurur gidenlerin. Falcao, Belluschi ve Alvaro Pereira'dan beklenen de bu.
APOEL'in ŞL'ye katılması büyük başarı zaten, sıfır çekmeden elenirlerse yeter onlara.
E Grubu'na geldik.
Lyon Premier Lig'de olsaydı
Liverpool'dan zerre korkmazdım ama ŞL'de adamlar bir başka. Tecrübenin en çok gerekli olduğu turnuva bu, o tecrübe de Liverpool'da fazlasıyla var. Elemelerde işi sıkı tutan Liverpool, grup maçlarında ise yenilmez değil hiç bir zaman. Gerets hem Marsilya'yla, hem Galatasaray'la yenmişti Liverpool'u hatırlarsanız. İki maçtan üç puan çıkarsak kâr.
Fiorentina'yla geçen sene de aynı gruptaydık, Benzema'yı unutamamıştır Franchi. Tarihinde ilk defa Şampiyonlar Ligi'ne katılan
Debrecen'in ise işi zor. Diğer üç takımın karşılaşmaları çok iyi mücadelelere sahne olur diyelim, bu grubu da geçelim.
F Grubu'nda
Inter-
Barça eşleşmesi çok güzel oldu. Elele (!) çıkarlar gruptan, orası kesin; ama İbrahimovic ve Eto'o'nun hem eski hocalarına, hem de birbirlerine karşı oynaması çok güzel olacak. Mourinho zoru sever, Barcelona ilaç gibi gelir Portekizli'ye.
Dynamo Kiev ile
Rubin Kazan UEFA için mücadele verir. Gökdeniz'in de ŞL'de Beşiktaş'ın oyuncularından başka Türkiye'yi temsil edecek tek oyuncu olacağını unutmamak lazım -Wenger Oğuzhan Özyakup'u oynatmazsa.
G Grubu'nda
Unirea Urcizeni'den sürpriz bekliyorum, zira Rumen takımları sever sürprizleri. Gerçi Steaua'ya elenmemiz pek sürpriz değildi ama CFR Cluj'un geçen sezon yaptıklarına sürpriz dememek de zor. Bence
Rangers ve
Sevilla gruptan çıkarlar,
Stuttgart da sonuncu bitirir.
Geldik son gruba:
H Grubu.
Arsenal çok şanslı bu kurada, kabul etmek lazım. En az 15 puan almalarını bekliyorum.
Olympiakos sürpriz yapabilir, Belluschi'yi kaybetmelerine rağmen Derbyshire, Mellberg ve Maresca gibi üç iyi transfer yaptılar.
AZ Alkmaar hakkında hiç yorum yapamıyorum.
Standard da UEFA'ya gider bence.