25 Haziran 2009 Perşembe

Dor Malul


Kime benziyor? Evet evet o malum şahıs işte...

Cheryl Cole #2


#1

Kaynak

Şefkat

Ayı şefkati mi desem... Foto Men Behind Ball'dan.

Güle güle

Ah şu son sezonun böyle olmasaydı keşke...

Engelsiz #4


Yüreğinize sağlık.

Rakipler sağolsun


Sağ tarafta anket vardı bilmem kaç gündür. Beşiktaş'ın şampiyonluğunun sebebini sormuştuk. 395 oy kullanılmış; 48'i Fabian Ernst'e, 87'si Mustafa Denizli'ye, 250'si "rakiplerin ikramı"na, 10'u da diğer etkenlere.

Polat Alemdar Fener'de


Foto Futbol Daima'dan.

Aslantepe Reklamı



Net Notlarım isimli blogda gördüm videoyu. Çok güzel olmuş...

Carles Puyol


Foto Ginge Talks The Footy'den.

Futbolun Güzel Yüzü #4




Fotolar Futbolita'dan...

Kaka'nın yeni pozisyonu


Dirty Tackle'dan.

Daddy Cool



Ulan Okyanusya'nın en büyük topçusu Galatasaray'da. Bir senedir hala alışamadım.

Devlerin aşkı


Ya da dev ve karısının aşkı. Foto Kickette'ten.

23 Haziran 2009 Salı

Gökhan Zan


Hayırlı olsun. Nasıl bir transfer olduğunun yorumlarını diğer Galatasaraylı blog yazarı kardeşlerime bırakıyorum. Ama ikinci Servet olabileceğine dair bir his var içimde. Ayrıca Beşiktaş'ın da bu kadar kötü yönetimle nasıl devam edebildiğini de incelemek lazım.

18 Haziran 2009 Perşembe

Şizofren Sheva


Koray gönderdi.

Lyon Yeni Sezon Formaları

Şu yeni sezon formalarını nereden buluyorlar hiç bilmiyorum. Lyon'un yeni sezon formalarından ilk haberdar olanlardan değilim maalesef. Az önce bir mail geldi, Bol Bol Futbol yazarı Serkan Utlu'dan. "Senin Lyon aşığı olduğunu bildiğim için bu postu yapmak sana düşer" demiş. Lost'un ilk sezonunda John Locke'un kayıp Vincent'ı bulup Michael'a vermesi gibi. Çok teşekkür ediyorum Serkan.






Aile tablosu



Casillas



Reebok reklamı için şizofren olmuş Casillas.

Berbatov Emmi


Aman Allah'ım...

Kaptan ne yaptın sen ya?

Foto Footballove'dan. Bilgilendirdiğin için teşekkürler Koray.

17 Haziran 2009 Çarşamba

Fluminense taraftarı amca


Foto: Futbolita

Holly Kirby - Wish You Were Here

Youtube starı Holly Kirby'den Wish You Were Here. Çok da güzelmiş kendisi, Allah sahibine bağışlasın.

Ula bu kim?


İsmini daha az önce duyduğum bir genç: Berat Sadık. Finlandiya U21'de oynuyor, Hakan Şükür tarzı hedef santrfor. İsmi yanıltmasın, kendisi Türk değil Arnavut. Türk sayılır gerçi. 1.92 boyunda 1986 doğumlu. 2008'de FC Lahti'den Arminia Bielefeld'e 400.000 euroya transfer olmuş. Bu kadar. UEFA.com'da bir röportajı var, çeviren olur da blogunda yayınlarsa seviniriz. Yatayım ben artık.

I'm gonna make him an offer...

Az önce aklıma geldi, Alex Ferguson birkaç ay önce Real Madrid'in Cristiano Ronaldo ile ilgilenmeye başladığı sıralarda "O mafyaya bir virüs bile satmam" demişti .


"I'm gonna make him an offer he can't refuse."

Mademki mafya, jargonu da mafyaya uygun olsun değil mi?

Comfortably Numb bir bütündür

“Comfortably Numb, Roger ve benim yeteneklerimizi birleştirip birlikte çalışabileceğimizi gösteren son örnektir.” demiş zamanında David Gilmour. Bu sözü ilk duyduğumda pek mantıklı gelmemişti bana. Sonra Comfortably Numb'ı bir arada söylemedikleri videoları izledikçe anladım. Eğer sahnede David Gilmour varsa sadece, giriş kısmı pek güzel olmuyor; eğer sadece Roger Waters varsa da "there is no pain" kısmı olmuyor. İkisi bir arada değilken bu şarkı olmuyor işte. Roger Waters'u izleyin:



Şimdi de David Baba'yı izleyin:



"Hay sizin egonuza..." da diyemiyosun ki.


Not: David Gilmour'unkinde David Bowie'ye de hakkını vermek lazım tabii ki.

Not 2: Sonradan farkettim, Roger Waters'unkinde oradaki lavuk utanmadan meşhur soloyu çalmaya çalışıyor (çalamaz, o soloyu sadece David Gilmour çalabilir, ya da atabilir). Bir de ağzını yüzünü buruşturup acaip tribe giriyor. Ulan David Baba hiç öyle yapıyor mu? Eserini icra ediyorsun bari saygı göster utanmaz.

Drogba'nın cezası


"Hey it's a disgrace, it'a fuckin disgrace!"

Drogba olayın bokunu çıkarıp kendisini kaybetmişti ŞL yarı finalinde. Sözlü saldırıdan dolayı 6 maç ceza aldı Drogba. Bu altı maçlık cezanın son ikisi farklıymış, onu anlayamadım. Çevirebilecek varsa buyursun.

Yalnız terlikler süpermiş.

Ban the Vuvuzela


Destekliyoruz... İnsanlık için.

http://banthevuvuzela.blogspot.com/

L4yer Cake #2


"Listen, I've got one for you. Irishman caught his son snorting charlie. He said, 'lf I catch you doing that again, I'll rub your fucking nose in it.!'"

"Dinle, bir fıkram var. İrlandalı oğlunu kokain çekerken yakalar. Der ki, 'Bir daha bunu yaparken yakalarsam, burnunu çok fena sürterim!'"

Victoria


Foto: The Spoiler

Gemma #3

Arda-Babel


Bir çok İngiliz gazetesinde yazıyor Babel'i Rijkaard'ın istediği. Sadece bir sitede de Arda'nın Liverpool'a gidebileceğini okudum bugün. Çok yönlü bir oyuncu olduğundan bahsedilmiş sitede. Bunlar dedikodudur, kulak asmamak lazım tabii; ayrıca ben fazla dedikodu yazmıyorum blogda ama olur da Babel bize gelir ya da Arda Liverpool'a doğru yol alırsa "ben demiştim" diyeceğim. Biraz mide bulandırıcı bir rant peşindeyim evet.

Jeremy Mathieu


Ne zaman gözden kaçırmışız bilmiyorum. Toulouse'da geçtiğimiz sezon sözleşmesi biten sol bek Jeremy Mathieu Valencia ile anlaşmış. Kendisini izlemişliğim yok ama FM'de favorilerimdendi. Yazık oldu.

16 Haziran 2009 Salı

Gattuso

Foto: Caught Offside

Samantha Mahurin






The Prestige'deki küçük kız. Ne kadar sevimli, maşallah.

Joker vs Joker



Hangisi diye sormayacağım. Alex mi Hagi mi diye sormaya benzer çünkü.

Cheryl Cole


Ne der İngilizler, gorgeous.

Türk futbolcusunda cehalet


Mehmet Topuz transferi futbolumuzdaki en büyük eksikliklerden birisini göz önüne getirdi: cehalet. Bu konuyla alakalı daha önceden bir şeyler yazmak isterdim, ama emin olmadığım bir şeyden emin oldum bugün; o yüzden şimdi yazıyorum. O şey ise Çivili Krampon'da gördüğüm Özer Hurmacı röportajındaki şu bölüm:

"[Turkiye'de] Altyapıda en önemli gördüğüm sorun da eğitim. PAF'ta oynayan arkadaşların çoğu okula gitmiyor. Bu çok büyük bir eksik. Almanya'da "Önce okul, sonra futbol" diyorlar bize. Liseyi bitirdim, İngilizce ve Fransızca öğrendim. Zaten Almancayı biliyordum. Hocam diyordu ki, "Büyük takıma gideceksen okulda da iyi olmalısın." Burada "Ya futbol ya okul" gibi bir düşünce var gençlerin kafasında. Bu konuda çok acil önlem alınmalı. Oyuncu en azından liseyi bitirmeli ve üniversiteyi kazanıp kendisine güvenini sağlamalı. Buradaki PAF maçlarında çocuklar sanki ölüm-kalım mücadelesine çıkmış gibiydi. Topu ayağımda durdurmaya korkuyordum, arkadan gelip biri biçer diye. Keşke bu çocukların hayatta futboldan başka alternatifleri de olsa. "Futbol benim ekmeğim" deyip hırsla saldırıyorlar ve bu onların gelişimini de eğitimini de olumsuz etkiliyor."

Tamamiyle can alıcı bir tespit genç futbolcudan. Son derece eğitimli ve akıllı olduğu belli. Özer'in sözlerine benzer bir şeyi geçen bir arkadaşıma söylemiştim. Dedim ki, "Türkiye'de de Amerika'daki gibi kolej ligi sisteminin olması lazım. Gençler ya okuyor ya da spora yöneliyor. Bu yüzden sporcularımızın çoğu cahil." Tabii Amerika'da basketbol kolej ligi olduğunu o arkadaşım söyledi bana, bu sayede kafamdaki tüm taşlar yerine oturmuştu. En azından futbolcularımız için bu cehaletten bahsetmek mümkün. Bence de sporun okullarda daha fazla yayılması lazım. Beden eğitimi dersleri erkeklerin yarısının voleybol oynayan kızlara bakıp ağız sularını akıtmasıyla, diğer erkeklerin de minyatür kale oynamasıyla geçiyor maalesef. Bu konu hakkında uzun uzadıya konuşacak değilim, ama sporcularımızdaki cehaletin asıl kaynağının bu olduğu ortada.

Not: Bu "cehalet" meselesine ilk değinen blog yazarı kardeşim Sinan'a da teşekkürler.

Skibbe'den mesaj var


Bundesliga.de Frankfurt'un yeni hocası Skibbe ile röportaj yapmış, şu bölüm dikkatimi çekti:

"Caio's a really good footballer, with a lot of potential. Like a lot of South American players, he misses his homeland. While other players can make a short trip home on a training-free day, it's not so easy for a South American faced with a flight of ten hours or more. Our task will be to get the best out of Caio.I'm confident I can do that, as I've worked together with a few Brazilians before. "

"Caio gerçekten çok iyi bir futbolcu, çok büyük potansiyeli var. Çoğu Güney Amerikalı gibi, ülkesini özlüyor. Diğer oyuncular izin günlerinde kısa sürede evlerine gidebiliyorken, Güney Amerikalılar 10 saat ya da daha fazla süre seyahat ediyorlar. Bu hiç kolay değil. Bizim görevimiz Caio'dan en iyi şekilde faydalanabilmek. Bunu yapabileceğime inanıyorum, daha önce çalıştığım Brezilyalılarla yaptığım gibi."

12. adam

Kaynak fotoda yazıyo zaten.

Benzemez Kimse Pirlo'ya

Biraderin blogda gördüm az önce bu golü. Pirlo'nun başka hiç bir topçuya benzemediğinin kanıtlarından bu gol. Kendisine hayranlığımı şöyle belirtmiştim daha önce. Merak ettiğim, önliberoda mı oynadı bu maçta, yoksa daha ofansif bir görevde miydi? Böyle bir adamı önliberoya mahkum etmenin futbol katilliği olduğuna inanmışımdır her zaman çünkü.

Servet Çetin


Galatasaray'a geldiği günlerde Fenerbahçeli bir arkadaşıma "kendisini çok geliştirecek Servet" demiştim, o da çok gülmüştü bana. 4 tane golü bir adama yıkanlardandı bu arkadaşım. Servet'in Fenerbahçe'den gönderildikten sonra Sivas'ta yılmadan çalışıp, didinip Galatasaray'a gelmesini Galatasaray yönetiminin basiretsizliği olarak görüyordu bir çok kişi, ben hariç. Tamamen samimiyim bu sözümde, belki bir tahmindi benim yaptığım fakat içimde hiç şüphe yoktu Servet'in bizde çok iyi oynayacağına dair.

Servet'i çok eleştirdim, fakat oyunundan dolayı değil, açıklamalarından dolayı. Servet tam bir "model professional". Ve böyle adamları Türk insanı kolay kolay kabul etmez. Güle güle, zorla tutan yok demiştim Marsilya'yla adı anılmaya başladığı zamanlar. Ama şimdi gidişi zor geliyor. Duygusallığımız yüzünden hep armayı öpen, üçlü çektiren, tribüne oynayan futbolcuları severiz. Aslında bunları yapmayanı da severiz, fakat bunları yapmayıp da seyirciyi övenlerdir sevdiklerimiz. Servet ne seyirciyi övdü, ne armayı öptü, ne de üçlü çektirdi. "Takım tutmuyorum, para için oynuyorum" dedi. Futbola tesadüfen başlayan, evine para götürmek için devam eden, gittiği kentteki futbolculara ayıp olmasın diye cipiyle gitmeyen bu adam Marsilya'ya transfer olmak üzere. Kimlere tükürdüklerini yalatacak, kimleri utandıracak, kimleri kıskançlığından çatlatacak bilmiyorum, yolu açık olsun demek düşer bana. Bir de özür dilemek. Ama kendisinden şüphem olduğu için değil, kendisini anlayamadığım için.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails