31 Mart 2009 Salı

Adnan Polat'ın basın toplantısı


Galatasaray resmi sitesindeki basın toplantısını (dün yapıldı) baştan sona izledim, yaklaşık 45 dakika. Adnan Polat, bu toplantının mecburiyetten yapıldığını söyledi. Beni en çok şaşırtan ise şu açıklama oldu:

"Galatasaray'ın, ligin ikinci yarısındaki maçların ilk altısında kıyılacağı söylendi bana. Buna gülüp geçtim. Lincoln'ün Kayseri maçında ilk yarım saatte atılacağı söylendi, buna da gülüp geçtim. Bunları söyleyen federasyona yakın birisi."

Ayrıntılar burada.

Emre ve Mexes



Roma'daki Philippe Mexes FM'deki favorilerimdendir. Bugün Romanista Mexes'in taliplileri çok falan diyince kafamda şimşek çaktı: Mexes Roma'nın Emre Aşık'ı. Tabii ki birisi 11 oyuncusu, birisi hep rotasyon oyuncusu oldu ama oyun tarzları birebir aynı: İkisi de kaşla göz arasında adam sakatlayacak kadar sert, ikisi de hava toplarında iyi, ikisi de bebek yüzlü katiller. Mexes'i Lyon'da görmeyi isterdim. Tabii ki Galatasaray'da görmeyi daha çok isterdim ama, hayalperestliğe bugün yer yok. Aslında ileride bir Fransa-Türkiye hazırlık maçı var diye duymuştum, hem de Gerland'da; belki o maçta Emre ile Mexes aynı karede görünürler.

30 Mart 2009 Pazartesi

FIFA.com'dan Arda Röportajı


FIFA.com: Mr. Turan, size Türk futbolunun son süperstarı diyebilir miyiz?

Arda Turan: Ben bir star değilim, sadece iyi bir futbolcuyum, en önemlisi bir takım oyuncusuyum. Tamamen takımım için oynuyorum ve oyunumu sık sık geliştirmeye çalışıyorum.
F: Türkiye'de kalacak mısın yoksa bir gün yurtdışında oynamak ister misin?

A: Bir gün kesinlikle Avrupa'nın en iyi liglerinden birisinde oynamayı düşünüyorum. Bu, ülkemi temsil etmek ve kariyerimi ilerletmek açısından büyük bir fırsat olacaktır.

F: Hangi takımlarda oynamak isterdin?

A: Liverpool veya Juventus çok iyi olurdu.

F: Türkiye liginin en özel tarafı nedir? Galatasaray gibi tarihi bir kulüpte oynamak nasıl bir şey?

A: Büyüleyici bir lig; ama bazen üzerinde oynamak zorunda kaldığımız sahaların zemini pek iyi olmuyor, bu da bizim için zorluğa yol açıyor. Galatasaray'da şampiyonluk kazanmak her zaman bir zorunluluktur, ve böyle bir takımın parçası olmanın getirdiği baskı var, bunun yanında bu durum size kazanma isteği veriyor.

F: Türk taraftarları stadlarda her zaman muhteşem bir atmosfer oluşturuyorlar. Bunun sebebi nedir?

A: Türk insanı son derece tutkulu ve takımlarına olan aşkları hiç bitmiyor.

F: Türkiye şu an grupta İspanya ve Bosna-Hersek'in ardında üçüncü sırada. Şimdiye kadar beş maçın hepsinde de oynadın ve bir gol attın. Ülken için oynamak nasıl bir duygu?

A: Çok vatansever birisiyim ve ülkeme teşekkür etmek için verecek çok şeyim var. Yani, milli formayı giymemin benim için anlamı büyük. Bu büyük bir onur.

F: İlk kez bir Dünya Kupası'nda oynasaydın, bu sana ne ifade ederdi?

A: Tarihteki tüm büyük futbolcular isimlerini Dünya Kupası ile ezberlettiler, bu yüzden benim için büyük bir fırsat olurdu.

F: Türkiye Almanya 2006'ya katılamadı, ama EURO 2008'de yarı final oynadı. Eğer Güney Afrika 2010'a katılabilirseniz, en gerçekçi hedefiniz ne olur?

A: En azından gruplardan çıkabilmeliyiz. Ondan sonra gelecek maçları önemini bilerek oynarsak; 2002'deki yarı final başarımızın üstüne çıkmamız için şansımız var.

F: EURO 2008'de, yarı finalde zorlu bir karşılaşmaya çıktınız; ve Philipp Lahm'ın son dakikalarda attığı golle elendiniz. Şimdiye kadar, kariyerinin en kötü anı hangisiydi?

A: Kariyerimin en kötü anı, çeyrek finalde sarı kart gördüğüm ve bir dahaki maç için cezalı duruma düştüğüm andı.

F: Türkiye FIFA ülkeler sıralamasında şu an 11. sırada. Takımınızı daha yukarılara nasıl taşırsınız sence?

A: Tecrübe kazandıkça yukarılara çıkacağız.

F: Bir idolün var mı; ve kiminle formalarınızı değiştirmek isterdin?

A: Maradona en sevdiğim oyuncuydu, çünkü çok yetenekliydi; ayrıca Zidane'a da sahada yaptıklarından dolayı hayrandım. Zamanımızın futbolcularından, Messi ile forma değiştirmek isterdim.

F: Şu an dünyadaki en iyi orta saha oyuncusu kim?

A: Kaka.

F: Futboldan sonraki yaşamın için planların var mı?

A: Futbolun içinde kalmak istiyorum, belki antrenörlük falan yaparım.

F: 2009'un geri kalanındaki hedeflerin nelerdir?

A: Galatasaray'la ligi yeniden kazanmak, milli takımla da olabildiğince maç kazanmak.


Orijinali buradan. Hatalarım olduysa affola...

30 Mart 1432


Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin doğum yıldönümü...

Benzemez Kimse Sana #14



Jupp Derwall ve Marcello Lippi


#13
#12
#11
#10
#9
#8
#7
#6
#5
#4
#3
#2
#1

Dharma Initiative Products







Yazıcıdan çıkartıp kullanabilirsiniz. Şuradan buyrun.

Yuh fanatik



İğrenç. Arkadaşlar arasında yaptığın espriler haber başlığı olur muymuş? Öyle görünüyor.

John Terry in Lost and Full Metal Jacket

Chelsea'deki değil, aktör olan. Dün Full Metal Jacket'i bir kez daha izlerken karşıma çıktı Christian Shephard. İbnetor Jack hiç babasına çekmemiş.

Juninho'nun geleceği


Juninho Reis gelecekte neler yapacağına henüz karar vermediğinden, hala oynayabileceğini hissettiğinden; ama bundan emin olmadığından falan dem vurmuş:

"Bu sezonun sonunda, geçen sezonlara göre farklı bir karar verme ve başka çözümler bulma ihtimalim var. Ama şu anda, kendim hakkında düşünemiyorum. Daha karar vermedim. Çok zor bir karar bu; bu sezonki gibi hala oynayabileceğimi hissediyorum. Bununla beraber, hocam ne zaman isterse oynamak için gerekeni yapacağım."

Off diyorum...

Anca konuş #2


Şu sıralar Amerika'da olan Özel İnsan Beckham'a sallamış bu sefer.

"Amerika'daki insanlar buraya para için gelip ardından ayrılacak futbolcular istemiyor, aksine burada kalıp Amerika ligine uyum sağlayacak kişilere ihtiyaçları var."

#1

29 Mart 2009 Pazar

Penaltı noktası

İspanya:1 - Türkiye:0


Sahadaki 11 son derece cesur ve idealdi, her ne kadar İbrahim'in bu takımda olmamasını düşünenler olduysa da. Halbuki Hakan Balta'yı Sergio Ramos'un karşısına koymak daha büyük hata olurdu. Fatih Terim Hakan'ın İbrahim kadar hızlı ve mücadeleci olmayacağını bildiği için böyle bir şey yaptı herhalde, çünkü şimdiye kadar solda hep Hakan'ı kullanırdı. Bu taktik maçın başlarında işe yaradı aslında, Sergio Ramos gibi bir adam karşısında çok zorlanmadı İbrahim. Ama yaşının da ilerlemiş olmasından dolayı son dakikalarda çok hata yaptı. Tabii bunda Arda'nın o dakikalarda oyunda olmayışının da etkisi var. Fernando Torres ne kadar korkutsa da yapmayı istediklerini yapamamıştı, golü yediğimiz serbest vuruşu kazandırana kadar. Duran toplardan gol yemekten vazgeçmeyeceğimizi anlayan İspanyollar iyi değerlendirdi bu pozisyonu. Maçın başlarında Nihat ve Arda ile yakaladığımız pozisyonlar hariç kaleyi tehdit edemedik ama mücadelemiz İspanyollara pek göz açtırmadı. Ayrıca vur-kır-parçala tarzı değil, rakibimiz gibi ayağa paslarla oynadık arada bir. Hatta böyle paslaşmaları yapıp da ceza sahasına kadar sokulduğumuz da oldu. Ama devamı gelmedi işte. Geçen seneki performansından çok uzak olan Nihat son derece etkisizdi dün akşam. Semih çok güzel oynarken niye çıkarıldı bilmiyorum, sakat mıydı acaba? Eğer sakat değilse kesinlikle Emre'nin çıkması lazımdı, eğer ortasaha girecekse oyuna. Arda ve Tuncay sahada yok gibiydi maalesef. Sonuç olarak, İspanya'ya iyi bir oyunla mağlup olduk. Çarşamba Sami Yen'de bunların hesabı kapatırız inşallah.

27 Mart 2009 Cuma

Fergie


Manchester demişken, bana göre dünyanın en büyük teknik direktörü olan Sir Alex Ferguson, 1986'dan beri başında olduğu kulüpte emekli olacakmış gelecek sezonun sonunda, oğlu Darren'ın dediğine göre. "Sağlığı yerinde ve yeni bir takım kuruyor; eğer bu sene şampiyon olurlarsa Liverpool'u yakalayacaklar (18 şampiyonluk). Bu sene ve seneye takımın başında olacağını sanıyorum, ondan sonra bırakması gerekir." demiş oğlu. Kulüpte kredisi sonsuz (harbiden sonsuz) olan Fergie, yönetimden şu sözlerle destek görmüştü geçmişte: "Kendisi bırakana kadar bırakmasını istemeyeceğiz." Telegraph gazetesi olası 10 varisi yazmış haberin devamında:

David Moyes, Jose Mourinho, Martin O'Neill, Carlo Ancelotti, Carlos Queiroz, Fabio Capello, Mark Hughes, Marcello Lippi, Steve Bruce, Roy Keane.

Arap'ın malı deniz...



Arap sermayesinden yararlanmak isteyenlerin arasına ManU da ekleniyor. AIG ile sponsorluk anlaşması bu sezon bitecek olan Manchester United'ın seneye hangi firmanın reklamını kullanacağı daha belli değil. Saudi Telecom da sponsor adaylarından birisi. Yeni formalarını çok beğenmiştim, beyaz olanda Saudi Telecom'un reklamı var şimdiden. Manchester'ın iki yakasını da ele geçirecek herhalde Araplar. Reklamsız olsa ne güzel olmaz mı? Daha güzel olacak olan şey ise Galatasaray'ın klasik parçalıyı reklamsız olarak en az bir sezon giymesidir ama, aması var işte...

Edit: "Arap yağı bol bulunca..." vardı di mi bi de?

İkisi bir arada #2

Adriana Lima ve Doutzen Kroes.

Futbolcular ve aileleri #8





Del Piero ailesi...

De Sanctis sorunsalı



Sevilla'nın yedek kalecisini kiralık olarak transfer ettiğimizde çoğu kişi burun kıvırdı De Sanctis'e. Bense FM'den bildiğim kadarıyla ve İtalyan olmasını göz önünde bulundurarak iyimser yaklaştım olaya. Şampiyonlar Ligi ön elemelerinde oynamadı, sonra Aykut'tan aldığı formayı birkaç kupa maçı hariç çıkarmadı şimdiye kadar. Sezonun ortalarında, kalede verdiği güven ve hırsı sayesinde herkes seneye bonservisinin alınmasını istiyordu ben de dahil (gerçi ben hala istiyorum). Morgan de Sanctis'in Galatasaray'da yediği gollerin çoğunda hatası yoktur. Ama hatalı olduğu gollerdeki hata oranı da en az yüzde doksan oldu. Sami Yen'deki HSV ve Eskişehirspor maçlarında, yediği goller bunun kanıtı. Ben bunu Galatasaray'daki geleceğinin belirsizliğine bağlıyorum. Böyle bir kaleci ortada kalmaz tabii ki, ama Galatasaray'da kalmak istediğini belirtip de kalmaması ihtimalini kafasından atamayan birisi için zor bir durum İtalyan kalecinin içinde bulunduğu. Sevilla'daki sözleşmesi bu sezon bitiyor. Serbest kalması halinde istediği kulübe gidebilecek. Ama iş o noktaya gelince başka kulüplerin de teklif yapabileceğini düşünerek, Sevilla'dan bonservisini almak istedi herhalde Galatasaray yönetimi. Maalesef bu da bir sonuca bağlanamadı; De Sanctis'in eski kulübü Udinese'yle arasındaki sorunlardan ya da bize açıklanmayan başka bir şeyden dolayı. Bir Galatasaraylı olarak, maçı böylesine yaşayan, arkadaşlarıyla hep iletişim halinde olan, refleksleri mükemmel, birazcık da deli (her kalecide olması gerekir, klişe oldu artık) bir kalecinin kalmasını elbette isterim. Ama O da Ricardo Oliveira gibi naz yapacaksa hiç uğraşmayalım daha iyi.

Fotolar Target Striker ve Pennearabiata'dan alıntıdır.

Happy birthday #4


Quentin Tarantino

27 March 1963, Knoxville, Tennessee, USA

26 Mart 2009 Perşembe

İspanya maçları


Türkiye Milli Takımı 2010 Dünya Kupası elemelerinde en zor iki maçına çıkıyor desek kimsenin itirazı olmaz herhalde. Bana göre önümüzdeki Dünya Kupası'nın da en büyük üç favorisinden birisi olan İspanya ile ilk maçımız Santiago Bernabeu'da Cumartesi günü. İspanya'da Iniesta sakat, Iniesta olmadığı zaman Barcelona'nın sistemi tekledi hatırlarsanız. Ama İspanya Milli Takımı'nda Xabi Alonso ve Juan Mata gibi oyuncular var bu eksiği kapatabilecek. Aslında Manuel Mata'nın adam eksiltme, Xabi Alonso'nun da pas özelliğinin ikisi de Iniesta'da fazlasıyla var. Diğer iki oyuncu da her biri daha baskın olan bu özellikler Iniesta'da daha dengeli bir şekilde vücut bulmuş. Olmaması bizim adımıza tabii ki bir avantaj ama çok da sevinmemek gerekli. Ayrıca Barça'da beraber mükemmel bir ikili oluşturduğu Xavi de oynamayabilir. Yavaş yavaş gerçek dünyaya dönmek gerekli. Dünyanın en iyi ortasahası olduğunu kanıtlayan İspanya ortasahasının bize top göstermeyeceğinden korkuyorum. O ortasahayı da zaman zaman sert oynayarak durdurmamız mümkün. Yurtdışında oynayanlar da dahil, İspanya ortasahasında Senna'dan başka fiziksel güce dayalı futbol oynayan adam yok denecek kadar az. Hepsi de üst düzey pas teknikleriyle oynuyor. La Liga'nın en büyük özelliği bu, işte bu yüzden bence Arda gidecekse bu ligi tercih etmeli. Arda demişken, solda oynarsa Sergio Ramos'la karşı karşıya kalacak. Güzel bir oyun izletmesi ümidiyle.


Forvet hattını bilmeyen yok; Torres ve Villa çok hızlı ve teknik. Villa Torres'e göre fiziken daha zayıf, Torres Premier Lig'de fizik olarak çok güçlendi iki senede. Bizim en sıkıntılı bölgemiz olan defansımıza zor anlar yaşatabilirler. Emre Aşık'ın Galatasaray'daki performansından sonra oynamaması çok zor gözüküyor, kaldı ki Ankaraspor'da oynarken bile Fatih Hoca'nın gözdesiydi bu adam. Seviyoruz kendisini, her ne kadar bazen yüreğimizi ağzımıza getirse de. Peki partneri kim olacak? Eren ya da İbrahim Kaş seçenekleri var elimizde. İbrahim maalesef Getafe'de forma şansı bulamıyor fazla, ama İspanya tecrübesinden dolayı oynatılabilir. Benim tercihim Eren olurdu, Baros'a yaptıklarını gördükten sonra Torres'i de hacamat edebileceğine inanıyorum. Bahsettiğim sertliğe sahip bir oyuncu. Eğer Hakan stopere geçerse sol bekte İbrahim'in oynaması kaçınılmaz olur, ki pek akıl kârı değil bence. Sağ bekin kesinlikle Gökhan Gönül olması lazım, sürpriz beklemiyorum zaten. Kalede Rüştü'nün oynayacağı söyleniyor, buna da katılmıyorum. Volkan daha iyi bir tercih olur.


Defanslarında Puyol, Pique, Arbeloa ve Sergio Ramos dörtlüsünü bekliyorum. Sağ açığımızda kim oynarsa oynasın şu Arbeloa denyosunu rezil etmesini istiyorum. Ulan Gökhan Gönül bu adamdan daha fazla hakediyor Liverpool'un sağ bekini. Ayrıca İspanya'da sol açığa Riera geçerse Gökhan'ın da Riera'yı rezil etmesini bekliyorum; çünkü Arda Liverpool'un sol açığını bu adamdan daha fazla hakediyor. Forvetimizde Nihat'ın İspanyollara karşı ekstra motivasyonla oynaması ihtimalinden dolayı kesinlikle oynaması gerekiyor bence. Ama tek forvette Nihat'ın nasıl oynadığı (ya da oynayamadığı) malum. O yüzden beşli ortasahanın sağında da oynayabilir, gerçi orada da çok kötü oynuyor. Çift forvet olursa, Mevlüt ya da Semih'in Nihat'la beraber oynaması doğru olur. Türkiye'de beğenilmeyen Mevlüt; bu maçta kendisini gösterecektir. Ortasahada Aurelio'dan vazgeçilmez, hele Topal yokken. Beşli ortasaha olursa yanında Ayhan, önlerinde de Tuncay veya Hamit.

Bu maçta hava topları sonucu belirleyebilir. Defansımızda pek sorun yok, özellikle de Eren oynarsa. Orta sahada çok iyi olmasa da ezilmeyecek adamlarımız var. Forvette ise Semih, Batuhan ve Mevlüt güvenilir isimler bu konuda. Puyol'u yerler, Albiol veya Pique'de ise zorlanırlar.

Oyuncularımız bu maça nasıl motive oldular bilemiyorum, ama maçları nasıl çevirebileceğimizi herkes gördü. İnşallah bunu unutmamışlardır.

Olga #6

Futbolun Çirkin Yüzü #3



Futbolcular ve aileleri #7





Giggs ailesi...

Flamenco Selection


1- Paco de Lucia - Entre dos Aguas


2- Armik - Gypsy Flame


3- Antonio Banderas - Cancion del Mariachi (Desperado OST)

4- Chingon - Malaguena Salerosa

5-Jose Feliciano - Gypsy

10'lar...



Di Stefano'nun blogundan çaldım, çok güzel iki tane fotoğraf. "Gençliğini mi gördün 10'da birader?" demiş, katılıyorum... İşte bu yüzden bu adam Pele'den daha büyük. Şu hayran bakışlara bi bak ya.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails