29 Aralık 2009 Salı
Observe And Report
"Kaybeden" adamların hikayeleri sinema için çok değerli bir malzeme olmuştur her zaman. Çünkü biz, yaşayanlar kendimiz gibi ya da kendimizden daha kötü durumda olan insanlara karşı daha kolay empati besleriz. Jeff Lebowski ve Altan Çamlı gibi karakterleri hatırlayın; hepsi de kolaylıkla sevilebilecek adamlar. Hepsine de acıyorsunuz. Bu karakterleri Türk sinemasında Cem Yılmaz çok iyi işledi, umarım bunu yapmaya devam eder. Observe and Report'ta da Hollywood'da artık aranan birisi olan ve kült bir figür olmaya doğru koşan Seth Rogen bir kaybedeni oynuyor.
Observe and Report Jody Hill'in ikinci uzun metrajlı filmi. Formülü basit Hill'in: bir kaybeden+bir kazanan+kaybedene yüz vermeyen, kazanana koşan kız+kaybedene aşık kız. Klişe gibi görünüyor dışarıdan bu konu, belki de öyle. Ama bu klişeden eğlenceli bir ürün çıkaran şey ise filmin anlatım tarzı. Sınır tanımayan bir tarz film karşımızdaki (Ortalıklta sallanan bir penis görmeye ve bol bol küfür duymaya tahammül edemeyeceğinizi düşünüyorsanız izlemeyin). Kahramanımız Ronnie'nin azıcık kafadan kontak hali izleyiciye çok iyi yansıtılmış. Karakterin ağzından duyulan dış ses ve filmin tamamına (belki de tamamına yakın bir bölümüne) aksettirilen havayla kolayca empati kuruyorsunuz Ronald'la. Ronald bir iş merkezinde güvenlik şefi ve kendisini fazla ciddiye alıyor ne yazık ki. Tutulduğu kız Brandi'ye yaptığı kurlar sonuç vermezken; bir bacağı alçıda olan ve patronu tarafından kendisiyle dalga geçilen Nell'e erkeklik taslıyor. Alkolik annesiyle yaşıyor Ronnie, hayatından memnun. Böyle huzurlu bir şekilde bulutların üstünde gezerek hayatına devam ederken çalıştığı yere dadanan sapık yüzünden gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Ray Liotta'nın bu yaşa gelip de halen nefret edilen adamları canlandırmasına anlam veremememizi bir yana bırakalım, gösterdiği performans bizi iyice Ronnie'ye yaklaştırıyor ruhen. Dedektif Harrison iş merkezine gelip de soruşturmanın kontrolünü eline alınca Ronnie'nin dünyası başına yıkılıyor ve polis olmaya karar veriyor. Kaybedenin gerçekleri kabullenemeyip iyice dibe batması ise bu tarz senaryolarda olmazsa olmaz gibi. Bu senaryolarda başka bir mecburiyet de, aynı duruma razı olup devam etmesidir kahramanların. Altan Çamlı boş hayaller peşinde gezmeye devam etti, Lebowski "beyaz rus"unu yudumlayıp bowling oynamaya. Ronnie de polis olamıyor, "sağ kolu" hırsızlık yapıp kaçıyor, sevdiği kızın Harrison'la birlikte olduğunu görüp ortalığı dağıtıyor, işini kaybediyor, üstüne polisten dayak yiyor. Ama sonra birden şansı dönüyor; uzun zamandır peşinde olduğu sapığı yakalıyor, kovulduğu işine geri dönüyor, kendisini seven kızı kapıyor ve bir erkeği en çok tatmin edecek şeylerden birini yapıyor: önce burun kıvıran sonra kur yapan kıza orta parmak gösteriyor. Aslanım benim.
Observe and Report müthiş bir film değil, ama Recep İvedik gibi yüzüne bakılmayacak bir film de değil. Oyunculardan birisinin Anna Faris olduğuna aldırmayın. Büyük iddialarda bulunmayan, eğlenceli bir film işte. Ne fazlası ne azı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

3 Yorum:
Valla zevkine ve verdiğin emeğe saygı duyuyorum ama hayatımda drillbit taylor ile birlikte izlediğim en kötü filmlerden biriydi.Bu arada le huitieme jour gerçekten çok güzel filmdi.Tavsiyen için teşekkür ederim.Ağlamadım ama dediğin gibi karalara da bağlamadım :).
Bu arada The Year My Parents Went On Vacation'ı ve Marisa Tomei'nin Happy Accidents'ını da izlemeni tavsiye ederim.İlki çok süper bir film olmasa da sadece futbolla ilgili sahneleri için bile izlenebilir.İkincisi ise benim hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biridir.İkisini de izlemeni tavsiye ederim ama özellikle Happy Accidents'ı mutlaka izlemelisin.
bu yorumları nasıl cevapsız bırakmışım hayret. yaklaşık iki yıl sonra cevap veriyorum, umarım görürsün. eyvallah, iki filmi de ekledim listeye. observe and report hakkında diyebileceğim iki şey var: 1- tarantino referansı, 2- seth rogen piçi.
ve evet, baya kötü film.
Yorum Gönder