Dördüncü bölümümüzde konuk unutamadığımız Hagi'miz. Monaco'ya attığı o golü her izleyişte hala ah çekmeyen Galatasaraylı var mıdır acaba? 12 Eylül 2000'de atılan bu gol, hiç bir zaman eskimedi bizim gönüllerimizde.
Üstüne çok titrediği, futbolunu aşıladığı, kramponlarını elleriyle giydirdiği, çok şey öğretse de insanlığı öğretemediği Emre'nin pasını sol kanatta alır almaz her zamanki gibi kaleye baktı Hagi. Önce biraz açtı topu, kaleciyi ileride görünce kararını verdi: O top kaleye girecekti. Hiç gerilmedi, yerinde yaylanarak çok rahat ve yumuşak bir vuruş yaptı; ve top süzülerek gitti kaleye. Gol olmamasını kim bekliyordu ki o an? O topun belli bir doğrultuda gidişini tekrar tekrar bin kez izlesek bıkmayız. İyi ki vardın Gica...
Bonus: Hagi'nin Barça yıllarından iki gol.
1 Yorum:
Bu Hagi'yi baska seviyoruz ya .. yok boyle bir adam yok .. Golun mukemmeligini geçtim, gol sonrasi o çocuk gibi gulumsemesi, sevinmesi yok mu ..
Adini hasret koyduk Hagi ..
Yorum Gönder