
"Things always get worse before they get better."
"İşler yoluna girmeden önce hep kötüleşir."
diyordu Alfred The Dark Knight'ta. Batman'in yapmaya çalıştığı işleri yoluna koymaktı. Bir "sistem"i yıkıp, diğerini inşa ediyordu Kara Şövalye. İyiliğin hüküm sürdüğü bir Gotham için uğraşıyordu. Bu yüzden polisler ölüyor, hastaneler patlıyordu. Ama güneşin doğuşu yakındı.
Gotham gibi Galatasaray için de işlerin yoluna girmesini ümit ediyoruz hepimiz. Ve bunun için de takımı Kara Şövalye Rijkaard'a teslim ettik. Dünyadaki en güzel futbol sistemlerinden birisini (belki de en güzelini) Galatasaray'a adapte etmeye çalışıyor Hollandalı (Surinamlı). Ve bu hiç de kolay değil. Çünkü bu sistemi oynayan futbolcuların hepsinin de sisteme uyumlu olması lazım. 4-2-3-1 sisteminde üçlünün ortasındaki 10 numaraya kalıyor iş. 4-4-2'de ilerideki forvetlerin birbirini iyi tamamlaması yetiyor. Ama 4-3-3'te durum farklı. Stoperlerinizden birisinin tekniğinin iyi olması, topu önliberoya rahatça ulaştırması gerekiyor. Ortasahanızda teknik olmayan futbolcunun işi zor. Kanat oyuncularınızın da boş alana kaçması, pas yönünün iyi olması ve forveti bol bol beslemeleri gerekiyor. Böyle bir sistemi Galatasaray'da oturtmak en az bir sene alır. Ve bu akşam izlediğimiz de bu sürecin başlangıcıydı. Hazırlık maçlarından sonraki ilk ciddi maçımızda göz zevki adına hiç bir şeyin olmaması bu yüzden işte.
Sisteme uygun oyuncularınızın olması çok önemli. Bu açıdan bir inceleyelim sahadaki 11'i. Sağ bek Sabri, uygun değil sisteme. Topu nereye atacağını çoğu zaman bilemeyen, bol bol havadan pas deneyen, şut atmak için fırsat arayıp duran bir adam Sabri. Uğur çok daha iyi olur o mevkide. Ne zaman pas atacağını, nerede duracağını bilen bir oyuncu çünkü kendisi. Stoperler Gökhan'la Servet'ten birisinin, yani Gökhan'ın topu oyuna iyi sokabildiğini gördük bu akşam. Pique kadar iyi değil ama oldukça iyiydi. Servet'in bu konudaki yükü hafifliyor. Ama ikisi de ağır oyuncular. Sol bekteki Alpaslan'ın da pas konusunda sorunları var. Hakan Balta'nın yedeği olur herhalde bu sene. Önliberodaki Mustafa Sarp'ı beğendim ben. Çok koşuyor, mücadeleci ve hırslı. Topu kullanışı ise yeterli. Ayhan ve Barış'ın üstüne düşen yük çok fazla, alıştıkça sisteme daha uygun hale geleceklerdir. Barış'ın önliberoda oynaması daha iyi olur diye düşünüyorum. Aydın bıraktığımız gibi olduğundan pek bir şey yapamadı maçta; zaten bu sistemde kanat oyuncularının pas yönünün ve üreticiliğinin iyi olması gerekir, Aydın'ın bu yönleri zayıf. Herkes gibi benim de görüşüm bir sene boyunca sürekli oynayabileceği bir takıma kiralık gitmesi. Sol açıktaki Yaser ise Henry gibi oynatıldı, fakat Henry gibi çalım atamadığı için bol bol top şişirildi kendisine. Kewell, Keita ya da Arda sol kanadı alır herhalde. Forvetteki Erhan ise çok etkisizdi, kaybolup gitti defansın arasında. Baros sakatlık yaşamazsa bu sistemde çok iş yapar kanımca.
Ortasahaya Nuri gibi bir isim alınmadıkça, ya da Emre Çolak harika oynamaya başlamazsa Arda'nın orada oynayacağı kesin gibi görünüyor. Ama bu rolü ne kadar becerir bilemiyorum. Maçta Rıdvan Dilmen'in de dediği gibi, Arda'ya hem manen hem de saha içinde çok yük bindiriyoruz. İnşallah altından kalkar. Sistem içinse şunu söylemek istiyorum: Mademki Rijkaard'a güvendik, istediği her şeyi yapmamız gerekir. Hangi futbolcu gönderilecek, hangi mevkiye takviye yapılacak bunlar çok önemli. Tabii ki yedek kulübesinin de kalite açısından sahadaki takıma yakın olması gerekir. Bunlar bir senede olacak işler değil ama, yazının başında da dediğimiz gibi "İşler yoluna girmeden önce hep kötüleşir." İnşallah güzel günler göreceğiz.
3 Yorum:
O zaman geçen sezon için ''şafaktan önceki karanlık''diyorum ben de :).
''The night is darkest just before the dawn''
Sevgili Çağrı kardeşim Mustafa Sarp'ı beğendiysen sadece çok şaşırdım diyebiliyorum sana. Baros'la yaptığı verkaç dışında Bursa'daki performansının yarısını bile ortaya koyamadığını söylemek isterim. Ayrıca bomboş pozisyonda taca ve rakibe attığı pasları hatırlatır, ortalama bir stoperin azıcık daha tekniği diyebilirim Mustafa için. 4-3-3 sisteminde yeri yoktur, oynadığı maçlar ancak Türkiye Kupası ya da Avrupa'da Tobol gibi takımlara karşı olur.
cenky'ye katılıyorum. mustafa bence ön libero için iyi bir yedek olabilir.
http://www.this11.com/boards/1247766438592849.jpg
böyle 11 var aklımda. gökhan'ın yerine emre de olabilir hatta.
Yorum Gönder