28 Temmuz 2009 Salı

Galatasaray'ın iç sorunları kimi ilgilendirir?

Tabii ki Galatasaray'ı yönetenleri ve Galatasaray'a gönül verenleri. Ama nedense bir hain gibi içeride yaşanan her tatsızlığı başkalarına şikayet ediyor bazıları ısrarla. Keita'nın transferini diğer herkes gibi dış kaynaklardan duyan yönetim kurulu üyeleri mızmızlanmaya başladı önce. "Bize de bir şeyler söylensin, biz de mi gazeteden okuyacağız?" dediler. Yahu birkaç saat ya da birkaç gün sonra duysan ne olur? Sana ne faydası var bunun? Transfer görüşmelerini ne kadar çok kişi bilirse o kadar kötü oluyor işte. Duygusallık ve bencillikle hareket eden bu insanlar Galatasaray'a büyük zarar vermektedir. Galatasaray'ı ne kadar sevdiklerinden falan bahsetmesinler sakın; çünkü inanmam buna. Olsa olsa kendilerini sever bunlar. Liseli olduklarından dolayı kulübü kendi malları gibi görürler, her icraatin içinde olmak isterler, kendilerinden başkasının yaptıklarını hazmedemezler.

Bir de başımıza denetleme kurulunun istifası çıktı. Bir toplantı esnasında dışarı çıkmaları istenilen denetleme kurulu üyeleri bu işe çok "bozulmuşlar", ve "kırılmışlar". Kimbilir hangi büyük futbolcu gelecek Galatasaray'a o toplantı sayesinde? Bilmeyiverin, iki gün sonra öğrenirsiniz? Akşam eve gidince karınız "bir Haldun Üstünel kadar olamadın boyu devrilesice" mi diyor size? Galatasaray'ın çıkarları doğrultusunda yapmanız gereken yönetime güvenmektir şu an için.

Bugün (dün) NTV Spor'daki Spor Servisi'nde büyük bir rezalet yaşandı maalesef. Denetleme kurulunun istifası ve 16 yıllık altyapı sorumlusu Fatih İbradı'nın görevine son verilmesi konusu tartışıldı. Buraya kadar normal, en azından tartışanlar için. Ama Hayri Kozak telefonla bağlandıktan sonra işler sarpa sardı. Galatasaray yönetimini Mehmet Demirkol ve Fuat Akdağ'a şikayet etti Hayri Kozak. Vay efendim nasıl hiç bir şey söylenmeden Fatih İbradı'nın görevine son verilirmiş de, yok Feldkamp gelecekse kesin "o gitmezse gelmem" demiştir de, neler neler. Mehmet Demirkol da resmen dalga geçti Galatasaray'la. "Bunlar Fenerbahçe'de olmuyor, onlar işlerini daha gizli yapıyor." diyerek koskoca bir taş attı. Ne diyelim, her zamanki Mehmet Demirkol işte. Sonra Osman Tamburacı bağlandı yayına, Hayri Kozak'a cevap verdi. Şöyle bir şey söylemişti, aklımda kaldı: "Arda'dan başka kim var şu an altyapı kökenli? Cafercan, Aydın, Mehmet Güven, nerede bunlar? Demek ki altyapıda bir sorun var." Her ne kadar Uğur Uçar varsa da, altyapımızla övündüğümüz takımımızda 11 oyuncusu olarak sadece Arda var. Feldkamp'ın ya da Hollanda'dan gelen birkaç hocanın altyapıyı devralacağı söyleniyor. Bence son derece yerinde bir karar. İkisi de büyük fayda sağlar Galatasaray'a. Feldkamp'ı söylemeye gerek yok zaten, Hollanda'dan gelenler ise senelerdir ağzımızın suyunu akıtarak izlediğimiz Hollanda altyapısının Türkiye'ye gelmesine önayak olacak; daha ne? Rijkaard A takımla ilgilenecek, getirteceği ekip de altyapıyla. Yanında Neeskens ve Roca Pujol gelmiş, bundan daha güzel ne olabilir Galatasaray adına? Ne yazık ki bazı hazımsızlar ve narsistler, bu icraatleri gerçekleştiren insanları ölesiye kıskanıyor. Orada burada Galatasaray düşmanlarına dert yanıyor, kulübün iç meselelerini dışarıya aksettiriyor, Galatasaray'a ihanet ediyor. Biz taraftar olarak Adnan Polat yönetimine inanıyoruz (bir tanesi hariç) ve güveniyoruz. Bu akbabaların, ya da dinazorların Galatasaray'ı babasının malı gibi görmesine de tahammül edemiyoruz. Ya Galatasaray'ın selameti için elinizden geleni yapın, ya da...

Blogda fazla küfür etmemeye özen gösteriyorum.

3 Yorum:

p'petrelli dedi ki...

doğru söze ne denir...

ksenophanes dedi ki...

Şu össan abi ekolü yöneticilik anlayışı kulüpten kapı dışarı edilmedikçe galatasaray malesef bundan sonrası içinde "türkiye'nin takımı" değil "lise'nin takımı" olma hüvviyetini kaybetmez.. Ne güzel yazmışsın dinazorlar diye.. Bu kelime zaten onların kim olduğunu özetliyor.. Adnan Polat takımın lise tekelinden kurtulup taraftarın takımı olması yolunda emin adımlarla ilerliyor.. Çok değil 3-4 sene önce bu takımın orta sahasında inamotolar oynarken şimdi "deco" nun gelip gelemiyeceği konuşuluyorsa ortada ciddi bir başarı vardır ! Ancak hala kulüp içersinde bu yöneticilik anlayışına sahip adamların sayısı çoğunlukta.. Çok iyi hatırlıyorum taraftarın yüzde 90'ı canaydın'ı istemezken kongrede canaydın'ın tarihi farkla zaferle ayrıldığı günleri.. Ümit ederim ilerleyen kongrelerde "başkan olmuycağım" diyen adamı ikna etmek için ziyaret üstüne ziyaret düzenleyen büyüklerimiz adnan polat'ın başını ağırtmaz.

untildie dedi ki...

Şu yazının her cümlesine imzamı atarım. Mevcut düzenin içinde (kendimi saymıyorum) hayatının büyük bir kısmını bu klüb için harcayan taraftar tanımlamasından öte kişilerin yani "liseli" olmayanlarında bu klübe daha kolay üye yapılmadığı sürece bu meydan o dinazor ve torunlarına kalmaya devam edecektir.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails