
Mehmet Topuz transferi futbolumuzdaki en büyük eksikliklerden birisini göz önüne getirdi: cehalet. Bu konuyla alakalı daha önceden bir şeyler yazmak isterdim, ama emin olmadığım bir şeyden emin oldum bugün; o yüzden şimdi yazıyorum. O şey ise Çivili Krampon'da gördüğüm Özer Hurmacı röportajındaki şu bölüm:
"[Turkiye'de] Altyapıda en önemli gördüğüm sorun da eğitim. PAF'ta oynayan arkadaşların çoğu okula gitmiyor. Bu çok büyük bir eksik. Almanya'da "Önce okul, sonra futbol" diyorlar bize. Liseyi bitirdim, İngilizce ve Fransızca öğrendim. Zaten Almancayı biliyordum. Hocam diyordu ki, "Büyük takıma gideceksen okulda da iyi olmalısın." Burada "Ya futbol ya okul" gibi bir düşünce var gençlerin kafasında. Bu konuda çok acil önlem alınmalı. Oyuncu en azından liseyi bitirmeli ve üniversiteyi kazanıp kendisine güvenini sağlamalı. Buradaki PAF maçlarında çocuklar sanki ölüm-kalım mücadelesine çıkmış gibiydi. Topu ayağımda durdurmaya korkuyordum, arkadan gelip biri biçer diye. Keşke bu çocukların hayatta futboldan başka alternatifleri de olsa. "Futbol benim ekmeğim" deyip hırsla saldırıyorlar ve bu onların gelişimini de eğitimini de olumsuz etkiliyor."
Not: Bu "cehalet" meselesine ilk değinen blog yazarı kardeşim Sinan'a da teşekkürler.
5 Yorum:
oyunculardan ziyade, kendilerini teslim ettikleri menejerlerde bu cahaletin ürünü.
O da futbolcuların cehaletinden kaynaklanıyor işte.
Fotograf Kanada'dan galiba... Tim Hortons'u gorunce sasirdim. Evimin onunde var bi tane hemen.
Valla bilemiyorum rastgele bir foto işte :)
cehalet dışında özer'den enteresan bir tespit daha gelmiş aslında..
sert bir ligimiz olmasının nedeni de bu olabilir. baska alternatifi olmayan futbolcu sadece savaşıyor, yaratıclık - üretim yok.
Yorum Gönder