
Sinemaya fazla gitmem, Türkiye'de hangi filmlerin daha çok rağbet gördüğü, hangilerinin sessiz sedasız vizyondan kalktığı malum. Bunun yanında, sinemayı bir eğlence olarak değil bir eğitim aracı olarak görüyorum. Toplasan 10 kez gitmemişimdir sinemaya. Festivalleri ise hep kaçırıyorum. Bunlara rağmen Kara Şövalye'ye iki kez gittim. Bırakın geçen seneki filmleri, sinema tarihindeki en iyi 10 film arasına rahatlıkla girer Kara Şövalye; namı diğer The Dark Knight. Bunda çoğu eleştirmen hemfikir. Böyle olmasındaki en büyük iki sebep ise Christopher Nolan ve Heath Ledger tabii ki. Diğer Batman filmleri kalite olarak The Dark Knight'ın yanına yaklaşamaz, bu bir gerçek. Onların arasında en iyisi Tim Burton'ınkidir, Jack Nicholson sağolsun. Nolan'ın Batman efsanesini ele alışı diğerlerinden çok daha farklı olduğu için böyle bir başarıya ulaştığını söyleyebiliriz The Dark Knight'ın. Peki neydi bu "farklı ele alış"? Diğerleri nasıl baktı Batman'e, Nolan nasıl baktı? Öncelikle Chris Nolan Batman'in verdiği mesajı çok iyi algıladı: İyi ve kötünün savaşı. Yin-Yang felsefesi. Batman bir pop-kültür ikonu değildir -her ne kadar öyle sanılsa da. Ama Superman ya da Spiderman öyledir mesela. Chris Nolan'ın bu yaklaşımına karşın diğer yönetmenler (Joel Schumacher, Tim Burton) Batman gibi saf iyilik adına çarpışan bir adamın felsefesini yansıt(a)madılar. Halbuki Nolan sırf bunun için bir film ayırdı. Batman Begins de çok başarılıydı, ama The Dark Knight'ın yeri ayrı.Onun başarısı tabii ki Joker sayesinde oldu.
Sinema tarihinde çok kötü adam sevilmiştir ama hiç birisinin Joker gibi olamadığı gün gibi ortada. Léon'daki Stansfield'i canlandıran Gary Oldman çok alkışlandı, performansı takdir edildi, ama kendisini seven çok azdır. Ya da Hannibal Lecter (Lecktor) farz-ı misal -bendeniz de hastasıyımdır- ne kadar sevilse de hiç kimse sonuçta bir yamyam olduğunu unutmadı. Darth Vader, ya da bizim sinemadan Nuri Alço keza... Ama Joker öyle değil. Jack Nicholson'ın müthiş performansından sonra Heath Ledger öyle bir canlandırdı ki Joker'i, zaten önceden de çok sevilmiş olan Joker en sevilen kötü adam oldu çıktı. Peki bunun sebebi ne? Neden en çok sevilen ve bunun yanında en az nefret edilen kötü adam Joker? Heath Ledger öldü diye değil herhalde? Ya da bir çizgi roman kahramanı olduğu için de değildir sanırım. Hayır (no no... you, you complete,me). Bu kadar kolay değil bunun sebebini söylemek.
Joker insanlara "Acaba?" dedirtti (diğer kötü adamların dedirtemediğini). "Acaba doğru mu söyledikleri? Gerçekten de iyilik kazanmayacak mı? İnsanları düşünmek, onlar için çalışmak ne kadar doğru?" diye düşündük. Stansfield bize bir aileyi katletmenin ne kadar doğru olup olmadığını sorgulatmadı, ya da Hannibal bir şişe Chianti şarabıyla insan ciğerinin nasıl yendiğini merak ettirmedi, ama Joker öyle değil. Bilmiyorum hayranları işi Jedi dinine geçecek kadar ileri götürdü mü, ama öyle olması işten bile değil. Şu repliğe bir bakın:
I try to show the schemers... how pathetic their attempts to control things really are.
Bu komploculara... bir şeyleri kontrol etmeye çalışmanın zavallılığını gösteriyorum.
Hiç bir şey umrunda değil mi sanıyorsunuz? O zaman tamamiyle yanılıyorsunuz. Hizmet ettiği bir şey var. Saf kötülük? Olabilir. Olmayabilir de tabii ki.
Yanına yaklaşmaya korkarsınız, ama deli gibi hayran olursunuz. Kendinizi yanında bir saniye bile güvende hissedemezsiniz, ama sizi çeker kendisine doğru. Bir felsefesi var Joker'in, öncelikle bu çok önemli. Bir düşünceye hizmet ediyor. Darth Vader gibi çaresiz, Stansfield gibi tam manasıyla "şerefsiz", Hannibal gibi yamyam, ya da Biff gibi yavşak değildir o. Çoğu kötü adamdan daha karizmatik, çoğundan daha kötü, çoğundan daha iş bitiricidir (Vader hariç tabii ki). Daha önceden geçmişi açıklanmaya çalışsa da Chris Nolan dahice bir hamleyle geçmişini muallakta bırakmıştır Joker'in. Önemli olan yaptıkları, neden yaptığı değil. "Birkaç varil benzin ve birkaç mermiyle şehri ne hale getirdiği"dir önemli olan.
Bu ne kadar doğru tabii ki onu da sorgulamak lazım. Kaos yanlısı Joker taraftarları türeyip de anarşiye başlayabilirler, ihtimal dahilinde bu. Chris Nolan bunun önüne geçmek istedi mi bilemiyorum. Belki de o efsanevi performansın doğurduğu Joker'e dokunmak istemedi. Belki gerçekten de anarşi ve kaos yanlısı manyaklar türeyecek dünyanın her tarafında. Ama kendinize sorun, elinizde bir yıldız var, ve ortaya böyle bir Joker çıkardı, ne yapardınız? O öyle bir kötü adam ki, saf iyilikten oluşan Batman'in bile aklına şüphe düşürdü. Sorgu sahnesini hatırlayın:

Joker:-Those mob fools want you gone so they can get back to the way things were. But I know the truth- there's no going back. You've changed things. Forever.
Batman: -Then why do you want to kill me? Joker- I don't want to kill you. What would I do without you? Go back to ripping off Mob dealers? No, no you... You. Complete. Me.
Batman: -You're garbage who kills for money.
Joker: -Don't talk like one of them- you're not, even if you'd like to be. To them you're just a freak. Like me... they need you right now. When they don't, they'll cast you out like a leper.You see their morals, their code... it's a bad joke. Dropped at the first sign of trouble. They're only as good as the world allows them to be. I'll show you... when the chips are down, these,uh, civilized people...they'll eat each other. See, I'm not a monster... I'm just ahead of the curve.
Joker: -O mafya bozuntuları ölmeni istiyor ki işleri eski düzenine dönsün. Ama ben gerçeği biliyorum. Artık dönüş yok. Her şeyi değiştirdin. Sonsuza dek.
Batman: -O zaman beni niye öldürmek istiyorsun?
Joker: -Seni öldürmek istemiyorum. Sensiz ne yaparım ben? Gidip mafyayı mı soyayım? Hayır. Hayır, sen beni tamamlıyorsun.
Batman: -Para için öldüren pisliğin tekisin.
Joker: -Onlardan biriymiş gibi konuşma. Değilsin. Olmak istesen bile değilsin. Onlar için bir ucubesin. Tıpkı benim gibi. Şu anda sana ihtiyaçları var...ama olmadığında... cüzzamlı gibi dışlarlar seni. Onların ahlakı, yasaları ...kötü bir espri gibi. İlk sorun belirtisinde gardları düştü. Ancak dünyanın izin verdiği kadar iyiler. Sana göstereceğim. İşler yolunda gitmediğinde...bu medeni insanlar...birbirlerini yer. Yani ben canavar değilim. Sadece herkesten öndeyim.
"Beni tamamlıyorsun." Kötülüğü tamamlayan iyilik. Bu kadar rahatça söyleyebiliyor felsefesini. İşte bu yüzden bu kadar sevilen bir kötü adam. Aslında bu senelerdir var sinemada; Star Wars adı altında. En sevilen felsefe bu sanırsam. Hepinize bol kaoslu günler...

"I'm an agent of chaos."
4 Yorum:
Nolan'ın referans olarak daha karanlık bir gotham sunan batman çizgi roman serilerini (year one ve killing joke gibi) tercih etmeside bu farkı yaratan önemli etkenlerden. Ayrıca her ne kadar Burton filmleride belli bir stilizelikte olsada bu filmdeki kadar iyilik ve kötülük kavramı üzerinde duramıyordu.
Eğer üçüncü bir film çekilir ve Riddler gibi bir karakteri Johnny Depp gibi bir aktöre oynatırlarsa efsane bir seriye sahip doluk dememiz çok olası olacak.
Gotham her zaman karanlıktı ama. Aslolan Batman'e yaklaşım bence. Dediğim gibi Nolan bunun için tam bir film ayırdı. Benim Batman hayranlığım ta çocuktandır, ama Batman Begins'le iyice coştu o hayranlığım. Nolan'ın farkı bu filmden dolayı.
Batmani dark knight'ta sistem karşısında yarı kötü adam olarak lanse etmişler. Aslında yaklaşım doğru çünkü bütün süper kahramanlar için geçerli olan bir durumla açıklanabilir bu : Hiçbir kahraman yasal statünün içinde yer almaz. Bu bağlamda Jokerin yukardaki postta geçen düşünceleri samimidir.
burda karanlıktan kasıt gotiklikten ziyade ruhani olarak kendini suça bırakmış bir şehrin karanlığı tabi. Yoksa işin gotik olarak karanlık yönüne bakarsak bu işin ustası Tim Burton'ın filmlerindeki şehir çok daha hayali görünüyordu. Nolan'ın filmlerindeki şehir ise alabildiğine gerçek ve elle dokunulabilecek cinsten. Ama bu gerçek şehirde suçun yüzü çok daha gerçek ve çok daha karanlık. Pek az çizgi roman uyarlamasında olabilen kostümlü şahısların ortamda abuk görünmeme durumu belkide bu nedenle dark knighttada gerçekleşti.
ayrıca gerçek kahramanlığın ucuz tribünlere oynama mantığıyla oynamasından ziyade gerektiğinde kendini halkın önüne bir suçlu olarak atabilecek kadar düzene ve adelete inanmayı gerektirdiğini göstermesi yada işlerin o seviyede bir keskinliğe gelebilmeside bu filmi daha karanlık yapan etmenlerden
Yorum Gönder