3 Haziran 2009 Çarşamba

David Baba'ya mektup


Sevgili David baba,nasılsın? Afiyettesin inşallah. Yenge nasıl, çocuk da büyümüştür, okula yazdırdın mı? Öp ikisini de benim için gözlerinden.

Dün gece yine FM oynarken High Hopes'ın konser videosunu izliyordum, hislerim şelale oldu, aklıma düştün. Dedim bir mektup yazayım babaya, ama zarfla gönderemiyorum kusura bakma. Blogumu takip edersen okursun.

Öncelikle, sen nasıl bir yaratıksın? İnsan demiyorum, öyle olduğundan şüpheliyim çünkü.
Gitarla can alınır mı be baba? O kadife sesinle "I have become comfortably numb" dedikten sonra gitar sololarının şahına girişinden önceki birkaç saniyede insanı müzik orgazmının doruğuna ulaştırman yeter de artar. Senin yaptığın müzikse dün gece Kral TV'de kulaklarımı paslatan Asuman Krause'nin söylediği bok ne? Eğer o müzikse seninki ne? Bize çok görülüyor kaliteli müzik, "Zeki Müren dinliyorum" desen "Oha, ibneye bak" diyorlar; "Barış Manço" diyorsun "ülkücü" diyorlar. "Pink Floyd dinliyorum" desen "yozlaşmış" oluyorsun. Ama Zeynep Casalini dinleyenler (dinleme de denmez ona gerçi) takdir ediliyor. Böyle bir yerde yaşıyoruz biz. "Fener niye başarısız oldu" diye soruluyor, koskoca sezonu Zico'nun olmamasına bağlıyorlar burada. Manchester Barcelona'ya yenilince siz saatlerce kafa patlatıyorsunuz, Galatasaray şampiyon olamayınca biz suçu Meira'ya yıkıveriyoruz. Bizim en çok okunan gazetelerimizin
internet sitesine girince "bu fotolar güldürüyor" başlığı altında "göt" görüyoruz. "Ünlülerin makyajsız halleri" hiç bitmiyor bizim buralarda, her gün bir spor gazetesi bir yıldızı sırayla üç İstanbul büyüğünden birisine getiriyor, her devre arası bir topçu "yeni transferi ben olacağım bu takımın" diyor. Her sezon sonu sözleşmesi biten bir oyuncu "görüşme odasına" çağrılıyor, bir maçı tek başına alırsa bir oyuncu "öyle istemiş" oluyor, bazı takımlar "1-1'lerini" yiyor, bazıları "UEFA aşkına" bazıları "Şampiyonlar Ligi aşkına" oynuyor. Bazıları "takibi sürdürüyor", bazıları "soğuk duşa" giriyor, bazıları "doludizgin" gidiyor. Burada bir şeyler bir yerlerden öğreniliyor, belirtiliyor, şöyle yapılıyor, böyle yapılıyor. Burada kasığı ağrıyınca taraftara hareket çekenler var, burada rakip takımın oyuncusunun yüzüne annesiyle alakalı şeyler söyleyen var,burada top sektirmek yasak, burada futbolcu sakatlamak mübah. Burada daha Co Adriaanse'nin adını yazamayan gazeteciler var. Diyeceksin ki nereden nereye bağladın, kusura bakma artık. Roger abiyi görürsen selam söyle. Hadi kal sağlıcakla...

PS: Can Dündar'ın yazılarına benzedi biraz ama idare et artık.

2 Yorum:

Sade dedi ki...

Böyle bir mektup alsam Türkiye'ye gelmek istemezdim.

Chao Grey dedi ki...

Aslında "Türkiye'ye sakın gelme. Giggs'e de söyle onun hatırladığı gib değil buralar" yazacaktım vazgeçtim.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails