30 Mayıs 2009 Cumartesi

Hiddink'in Chelsea'ye beş hediyesi

Chelsea'yi adam eden Guus Hiddink Rusya'ya geri dönecek yakında. Guardian Hollandalı'nın Chelsea'ye hediye ettiği beş şeyi sıralamış. Buyrun:


1-Drogba'nın formunu yeniden kazanmasını sağladı.

Scolari'nin yönetimi altında pek tercih edilmemişti Fildişi Sahili oyuncusu. Geleceğini Chelsea'den başka bir kulüpte gören, hatta futboldan soğuduğunu söyleyen Drogba'nın Barcelona maçından sonraki küfürlü patlaması görmezden gelinemez, ama 19 maçta 10 gol attı ve çok tehlikeli bir forvet olduğunu herkese hatırlattı.

2-Oyuncuların fizik kondisyonunu yükseltti.

John Terry ve Frank Lampard Scolari döneminde antrenmanlarda yeteri kadar fiziki yükleme yapılmamasından şikayetçiydi. Kadro Mourinho'nun ağır fizik antrenmanlarına alışıktı. Brezilyalı'nın tarzı pek uyuşmadı oyuncularla. Hiddink'le alışmış oldukları sisteme döndüler. Sonuçlar iyiydi. Bkz. Barça maçı.

3-Malouda'dan en iyi şekilde yararlandı.

Fransız kanat oyuncusu neredeyse kulüpte pahalı bir şaka figürü oluyordu ki, daha önceden Guingamp'ta da olduğu gibi sol kanatta Drogba'yla telepatik iletişimini kurdu; müthiş bir performans sergiledi Hiddink sayesinde. Bir anda Chelsea'nin transfer ettiğini düşündüğü Fransız milli oyuncuya dönüştü Malouda.

4-Chelsea'nin tek planlı bir kulüp olmadığını kanıtladı.

Scolari'nin B planı yoktu. 4-3-3 sisteminde oynuyorlardı ve beklere fazlasıyla güveniliyordu. Jose Bosingwa ve Ashley Cole'ün sırtına bir kanadı savunmanın ve forveti beslemenin yükü binmişti. Ama Hiddink bu iki oyuncuyu tamamen farklı kullandı. Tabii ki Essien'in dönüşü ve Drogba'nın formunun buna yardımı oldu, ama Scolari hiç Ballack'ı defansif oynatmayı düşünmüş müydü? Ya da Branislav Ivanovic'i ilk tercih olarak hiç kullandı mı? Ya da ileride Anelka ile Drogba'yı beraber kullanmayı? Hiddink'in Lampard'ı kullanışı -ki tüm sezon boyunca istikrarlı bir şekilde parlayan nadir oyunculardandı- serbest rolde oynatması da yeni bir şeydi.

5-Chelsea'nin yeniden sevilmesini sağladı.

Scolari bunu yapabilirdi aslında, öncelikle atak futbolu oynatıyordu. Ama sonraları sıradanlığa sürükledi takımı, bu da Chelsea'yi sevmeyenlerin alay konusu oldu. Ama Hiddink'in gittiği her yerde arkadaşı oldu. Espri anlayışıyla öne çıkan Hollandalı, ünüyle de Premier Lig'in her tabakasında kabul gördü. Sunderland'deki son maçta deplasman taraftarı alkışladı kendisini. Oyuncuları hakkında bir tane kötü söz söylemedi. Chelsea dünyaca sevilen ve saygı duyulan bir figür kazanmıştı, ne var ki o figürü yakında kaybediyorlar.

1 Yorum:

Empyrium dedi ki...

Büyük teknik direktör olmak demek bu olsa gerek.Enkazı saray haline getirmek.
Galatasaray'ın bu tip bir hocaya ekmek sudan daha çok ihtiyacı var.Houllier gelirse eğer bunu yapabilir mi bilmiyorum.Ancak bildiğim bu yaz her açıdan Galatasaray için bir dönüm noktası.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails