19 Nisan 2009 Pazar

İBB: 0 - GS:1


Hüseyin Göçek'i görünce içimi nefretle karışık korku kapladı. Lincoln'ün frikiği hala gözümün önünde. Düdüğü çalarken "direkt" deyip gol olunca "endirekt"e dönen adamı bu maça vermeyeceklerdi de ne yapacaklardı (Ey okur, objektiflik arama bu yazıda)? Sağolsun öyle kötü kararlar verdi ki, şaşırtmadı bizi. Bir pozisyonda -eğer yanlış anlamadıysam- Lincoln frikiği kullanmaya hazırlanırken "bu sefer belirt bari" tarzından bir hareket yaptı, ya da bir şeyler söyledi; bunun üzerine Göçek de iki üç kez "endirekt" işareti yaptı. Maça geçelim; en ideal kadro buydu bir kere. Emre Güngör'ün oynatılmaması da düşünülebilirdi, keşke öyle olsaydı. Sakatlanıp çıktı, inşallah bir şeyi yoktur. Yerine giren Volkan Yaman da iyi oynadı. Lincoln'le alakalı düşüncelerin genelini ters köşeye yatırdı Kaptan, ki ben oynatacağına emindim. Arda'yı kaybeden kime sarılacak? Ama Lincoln'de ne moral kalmış, ne istek. Önemli olduğunu hissetmezse oyna(ya)mıyor. 90+4'te ceza sahasında yaptığı neydi öyle ya? Maçın geneli kaos futboluyla akıl futbolunun karışımıydı diyebiliriz. Arada bir verkaçlar denense, ayağa pas yapılsa da rastgele top oynama anlayışı daha çok hakimdi maalesef. Shabani "Çuval" Nonda müthiş bir asist yapmasa bu yazıyı böyle istekli yazmazdım. Galatasaray'ın şampiyonluk şansı sıfır olsa bile yenmesi bizi heyecanlandırmaya yetiyor işte. Mehmet Topal'ın da çok konsantrasyonsuz ve isteksiz olduğunu gördüm, bunu da UEFA'dan elendiğimize bağlıyorum. Kendisi o maçlarda olmadığı için bir şeyler yapabileceğini düşünüyordu herhalde, bunun hayıflanması olabilir. Tabii piyasa yapamamanın hayıflanması da olabilir, inşallah öyle değildir. Profesyonellik çok adam harcadı. Fazla da bir şey yazmadan acilen asıl mevzuya gelmek istiyorum (evet asıl mevzu): Semih Kaya. Oynat diye diye dilimizde tüy bitti, mecburiyetten bugün 11'de çıktı genç stoper. Güvenim tamdı kendisine, sağolsun yüzümüzü kara çıkarmadı. Bizim ona güvendiğimiz gibi o da kendisine fazlasıyla güveniyor, belli. Kademede bazen geç kaldı ama genelde yerini iyi tutuyor. Hatta birkaç kez arkasına bakarak talimatlar verdi defansa. Hava toplarındaki üstünlüğü ve cesareti müthiş. Ayağa pas yapabiliyor, çok soğukkanlı, mental olarak çok iyi bu yaştan. Bunlar tabii ki bir maça bakarak söylenmez, ama mücevher kalitesini her zaman belli eder. Bundan sonraki maçlarda oynaması, ve bir daha o formayı çıkarmaması ümidiyle yazıyı bitiriyorum.

Not: Semih'in fotoğraflarını ararken şöyle bir bloga denk geldim. Eski bir haber var, sayfada sağ tarafta ayın oyuncusu seçilen oyuncuya da dikkat.

0 Yorum:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails