"... Babayla çocuğun oturduğu sol kanatta top Siyah İnci'nin ayağına gelince herkes ayağa kalkıyor. Çocuk, babasının pantolonunu çekiştiriyor:"Top Barnes'a geldi, beni omzuna al!" Ama birden, o yıllarda olmayacak bir şey oluyor ve rakip takımın forveti, cezaalanının dışına kadar çıkmış Liverpool kalecisi Grobbelaar'ı geçip topu boş kaleye yuvarlıyor. Tüm dünyada maçı televizyonlarının başında izleyen futbolseverler pozisyonun gol olacağından eminler. Ama Anfield'da kale arkasında oturan Liverpool taraftarlarının hepsi ayağa kalkıyor... Kaleye gitmekte olan topu hızlandıran fırtınaya aldırmadan meşin yuvarlağın aksi yönüne doğru nefesleri tükenene kadar üflüyorlar... Çocuk, babasına "Ne yapmaya çalışıyorlar?"diye soruyor. Baba sadece "Bu üfledikleri nefes, Liverpool ruhu" diyor. O maçtan yaklaşık 15 yıl sonra bu kez o küçük çocuk büyümüş, Liverpool'un yeni John Barnes'ı olmuş... Tribünden bu kez endüstriyel futbol çağının en görkemli ikonlarından çocuk kalbi o maça gittiği günde kalmış 8 numara için yeni bir şarkı söylüyorlar: Sen gerçek olamayacak kadar iyisin
Kimse senden topu alamaz
Cennetsi bir dokunuşun var
Souness'ın Rush'a verdiği paslar gibisin
Hepimiz pub'larda körkütük sarhoşken
Senin bizle olduğuna inanamıyoruz hiç
Gerçek olamayacak kadar iyisin"
Four Four Two, Kasım 2008,Ali Ece'nin yazısından.
FFT #1
1 Yorum:
"Bu üfledikleri nefes, Liverpool ruhu"
Müthiş bir hikaye gerçekten..
Yorum Gönder